<3 align="justify" style="text-indent: 33pt; line-height: 19pt; margin: 7pt" dir="ltr"> 25

O, Rabbinin emriyle her şeyi, onlardan müşrik olanların canlarını ve mallarını

mahveder.' Allah'ın dilemesi olmadan hiçbir şey hareket etmediği ve durmadığı için ”Rabbinin emriyle" denilmiştir. Allah her şeyin Rabbi olduğu halde, ”Rab" kelimesi, ”rüzgâr" kelimesine izafe edilmesinden maksat, onun büyüklüğüne, hareketinde Allah'ın emrine bağlı olduğuna işarettir. Yani bu, yıldızların tesiri ile değildir. Azap etmek için, daha baştan Allah'ın kudreti ile başlayan bir olgudur.

Bunun üzerine onlar, azaptan dolayı,

evlerinden başka hiçbir şev görünmez bir hâle geldiler. Yani rüzgâr aniden patladı ve onları helak etti. Onlar, evlerinin harabelerinden başka hiçbir şey göremez hale geldiler.

Biz günahkâr milleti işte böyle köklerinin kazındığı bu korkunç azap gibi bir azapla

cezalandırırız. Âyet, Hazret-i Peygamberi yalanladıkları için işledikleri suça karşılık Mekkelileri tehdit etmektedir. Allah (celle celalühü), Âd Kavmi'nin rüzgârı gibi bir rüzgarı Mekkeliler üzerine de göndermeye muktedirdir. O halde ondan kaçınmak gerekir. Hazret-i Âişe (radıyallahü anha)'den rivayet edildi ki: Hazret-i Peygamber farklı bir rüzgâr estiği zaman, yüzünün rengi değişir, içeri girer, dışarı çıkar, önünü döner, arkasını döner (yani telaşlanıldı. Bunun sebebini sorduğumda: ”Ne biliyorsunuz? Belki de o, Allah'ın 'onu bir bulut halinde gördükleri zaman...' buyurduğu rüzgârdır," dedi. Yağmur yağınca da kendisinden korku giderdi.(8)

25 ﴿