33

Onlar görmediler mi ki... Buradaki görmek, kalp gözüyle görmektir. Yani düşünmediler mi ve ayan beyan görüldüğü gibi bilmediler mi ki, hiçbir örnek almadan ilk defa

gökleri ve yeri yaratan, onları yaratırken yorulmayan ya da ondan âciz olmayan

Allah, ölüleri diriltmeye de kadirdir.

Rivayete göre, ilerlemiş yaşına rağmen Kisâî'yi nahiv (Arap grameri) öğrenmeye sevkeden olay şudur: Kisâî bir gün yoruluncaya kadar yürür. İstirahat etmek için bir gurubun yanına oturur ve başına hemze getirmeden ”Uyyîtü=yoruldum" der. Oradakiler: ”Sen hatalı konuşuyorsun, bizimle oturma ” derler. Kisâî: ”Peki 'yoruldum' demek için nasıl söylemek lâzım?" der. Oradakiler, başına hemze getirerek: ”U'yîtü" derler ve eklerler, ”Ama eğer bir işte çaresiz ve âciz kaldığını ifade etmek istersen, uyîtü dersin." Kisâî hemen kalkar ve kendisine nahiv öğretecek birisini sorar. Ona Muâz'ı tavsiye ederler. Muâz'ın tüm bildiklerini öğreninceye kadar hiç yanından ayrılmaz.

Sonra da Basra'ya Halil b. Ahmed'in yanına gider.

Evet, şüphesiz O'nun her şeye gücü yeter. Bu, Allah'ın genel anlamda kudretinin tasdikidir. Aynı zamanda, buradaki özel hüküm için de delildir. Allah'ın her şeye gücü yettiğine göre ölüleri diriltmeye de gücü yeter. Çünkü ölüleri diriltmek de ”her şey" kavramına dahildir. Allah'ın gücü sadece bazı şeylere münhasır değildir.

33 ﴿