33(Hakka uymaktan) ve onda sebat etmekten geri döneni, malından birazcık verip de, gerisini vermemekte direneni yani ihsan ve ikramı kesip, cimrilikle tutanı gördün mü? ”Vermemekte direnen" diye terceme ettiğimiz ”ekdâ" kelimesi, sözlükte taş gibi katılaştı, kazılması imkânsız oldu, anlamlarına gelir. Bilâhare bir şeyi isteyip elde edemeyen, tamamlamayan, sonuna varmayan herkes hakkında kullanılmaya başlanıldı. Kamusta ”ekdâ" nm, cimri oldu veya hayrı az oldu, ya da ihsanını azalttı manalarına geldiği söylenmektedir. Tâcu'l-Mesâdir'de ”ekdâ", azı da kesti şeklinde izah edilmiştir. Bilginler bu âyetin Velid b. Muğire hakkında nazil olduğunu söylemişlerdir. Velid Hazret-i Peygamber'i izlerdi. Rasûlüllah da onun Müslüman olmasını çok arzulamıştı. Müşriklerden birisi onu kınayıp azarlayarak: ”Büyüklerimizin dinini terkettin. Onları sapıklığa nispet ettin" dedi. Velid de: ”Allah'ın azabından korkuyorum," dedi. Bir adam, malının bir kısmmı verdiği takdirde onun azabını yüklenmeyi tekeffül etti. Bunun üzerine Velid, dinden döndü ve insanlara nasihat etmekten, nebevi kelâmı dinlemekten vazgeçti. Azabı yüklenmesine mukabil şart koşulan malın bir kısmını verdi, kalanında cimrilik etti. Âyetteki kınama, cimriliğinden dolayı vadettiği malı vermeyi kesmenin sebebine yöneliktir. Bu, küfür ve sapıklık üzerine ilâve bir kötülüktür. |
﴾ 33 ﴿