31

Biz onların üzerine bir tek çığlık gönderdik. Bu çığlık yani bağırış ve haykırış Cebrail (aleyhisselâm)'in haykırışıdır. Çünkü bu haykırış onların fiillerine uygun olan bir ceza ve karşılıktır. Çünkü onlar annesini öldürmek suretiyle yavrunun çığlık atmasına sebep olmuşlardı.

Bir zamanlar huzurlu ve hoş bir hayat sürerlerken işte bu haykırış nedeniyle

ağılanın (topladığı) çalı-çırpı kırıntıları gibi oluverdiler. Arapçada ”heşm" kelimesi bitki gibi yumuşak olan şeyleri kırmak demektir. Âyet metninde geçen ”heşîm" kelimesi, kırılmış anlamına gelen ”mehşûm" demektir. ”Mehşûm", gerek ağaçlardan gerekse başka şeylerden kurumuş kırıntılar, çalı-çırpı kırıntısı demektir. Arapçada ”hazr" kelimesi, bir şeyi ağılda toplamak demektir. ”Mahzur" ise başkalarının dokunması yasak olan şey demektir. Âyet metninde geçen ”muhtezır" kelimesi ise, ağıl yapan ve ağıl edinen kimse, demektir.

Cevherî'ye göre ”hazîratü" kelimesi, develerin soğuktan, rüzgârdan korunması için ağaçlardan yapılan ağıl, demektir.

Bütün bunlara göre âyetin manası şöyle olur: Onlar, ağıl yapan kimsenin toplamış olduğu kurumuş ağaçlar gibi oldular. Ya da ağılcının kış günü hayvanlarına toplamış olduğu kuru otlar gibi oldular.

31 ﴿