34Biz de üstlerine taş yağdıran, avuç içi dolusundan daha küçük olan taşlar atan fırtına gönderdik. Arapçada ”hasab" kelimesi avuca sığacak büyüklükte küçük taşlar atmak anlamına gelir. Aynı kelimeden türeme hacıların şeytan taşlamak için bulundukları yere de ”muhassak" denilir. Hazret-i Ömer'in: ”Mescide çakıl dökünüz" ifadesinde bu kelime kullanılmıştır. Âcizane olarak bize göre, bunların taş atılmak üzere azaplanmalarının sırrı, lutîlik yapmaktan men edilmeleri ve engellenmeleridir. Ancak kendileri bundan vazgeçmemişler, aksine nutfelerini yani spermlerini dölyatağı dışında başka yere atmışlar, Yüce Allah da kendilerine taş yağdırmıştır. İşte bundan dolayı Ahmed b. Hanbel, lutîlik yani homoseksüellik yapmanın -bunu yapan şahıs muhsan (yani evli, hür ve mükellef olan Müslüman erkek) olmasa bile-recm cezası ile recmedileceği kanaatine varmıştır. Ancak Lût ailesi hariç. Bunlar söz konusu azaptan kurtulan Lût (aleyhisselâm)'un aile efradı idiler ki on üç kişi idiler. Bazı âlimlere göre âyet metninde geçen Lût ailesinden maksat, Hazret-i Lût ve iki kızıdır. Keşfu'l-Esrara göre Lût ailesinden maksat, Lût'un kızları ve kendisine iman eden hanımlarıdır. Onları gecenin sonu ya da son altıda biri olan bir seher vakti kurtardık. el-Mufredât'ta şu ifadeleri görüyoruz: ”Seher, gecenin son karanlıklarına sabahın aydınlığının karışması demektir. Daha sonra bu kelime söz konusu vakte bir özel isim kılınmıştır." Rivayet olunduğuna göre Yüce Allah Hazret-i Lût (aleyhisselâm)'a aile efradını gecenin bir kısmında dışarı çıkarmasını emreder. Ve daha sonra seher vakti kavmine söz konusu azap gelir çatar. |
﴾ 34 ﴿