38Bir sabah vaktine geldiklerinde kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan kendilerini ateşe yani sürekli âhiret azabına vardırıncaya kadar bir azap yani yer çökmesi ve başlarına taş yağması gelip çattı. Âyet metninde geçen ve yakalarını bir daha bırakmayacak olan diye ifade edilen ”istikrar" vasfı, yani azabın bu şekilde nitelendirilmesi daha önce görmüş oldukları gözlerinin kör edilmesi azabından sonra bu azabın geleceğine işaret vardır. Kısaca ifade etmek gerekirse, köylerinin başlarına geçirilmesi, altüst edilmesi ve başlarına taş yağdırılması azabı, gözlerinin silme kör edilmesi azabından daha başka bir azaptır. Çünkü gözlerinin kör edilmesi, dünyevî bir azap olup âhiret azabına bitişik değildir. Oysa yaşadıkları köylerinin altüst edilmesi ve başlarına taş yağdırılması azabı, doğrudan doğruya âhiret azabına bitişiktir. Çünkü onlar bu azapla âhirete bitişik olan berzah âlemine nakledileceklerdir. Nitekim Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bu gerçeğe şöyle işaret etmektedir: ”Herhangi bir kimse öldüğü zaman onun kıyameti kopmuştur. ” Ölüm anının kıyamet zamanına bitişik olması açısından onun kıyameti kopmuştur. Nitekim dünyadaki zamanlar da birbirine aynı biçimde bitişiktir. |
﴾ 38 ﴿