48O gün sapıklık ve çılgın ateşler içinde iken yüzüstü ateşe sürüklendiklerinde: 'Cehennemin dokunuşunu tadın!' denilir. Âyet metninde geçen ”sekar" kelimesi, cehennemin özel adlarından birisidir. Bazılarına göne ”sekar" cehennemin beşinci tabakasının adıdır. Bunlara göre sakar kelimesi, Arapçada ”sekarathunnâru" cümlesinde kullanılan ”sakara" fiilinden türemedir. Bunun anlamı ise, ateş o kimseyi değiştirdi demektir. Yine âyet metninde geçen ”mess" kelimesi, ”lems" kelimesi gibi dokunmak anlamındadır ki, cildin dış kısmına dokunmayı ifade eder. Buna göre âyetin manası cehennemin hararetini ve elemini artık siz mukayese edin, anlayın. Çünkü ateşinin sırf cilde dokunması bile ondan elem ve acı duymaya sebeptir demek olur. el-Kamus'da şu satırlar kaydedilmektedir: ”Cehennemin dokunuşunu tadın" yani cehennem ateşinin size ilk gelen ve değen kısmını tadın. Bu tıpkı Arapçada ”vecede messel-humma" yani sıtma hastalığının dokunuşunu duydu demek gibidir. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)in şöyle buyurduğu rivayet olunmaktadır: ”Kıyamet günü insanlar arasında ilk hesaba çekilecek olan, şehit düşmüş bir kimsedir. Bu kimse Yüce Allah'ın huzuruna getirilir. Allahü teâlâ ona nimetlerini hatırlatır ve o da hatırlar. Yüce Allah sorar: Bu nimetlere mukabil ne amel yaptın? Şehid: Senin yolunda çarpıştım ve sonunda şehid düştüm, der. Yüce Allah: Yalan söylüyorsun. Sen sırf filanca cesur bir kimsedir, desinler diye çarpıştın ve sana böyle de söylendi, der. Ve sonra emreder bu kimse yüzüstü cehenneme sürüklenip atılır. Sonra ilim öğrenen ve Kur'an okuyan bir kimse getirilir. Yüce Allah ona da nimetlerini hatırlatır ve o da hatırlar. Yüce Allah sorar: Bu nimetlere mukabil ne amelde bulundun? Alim olan kimse: ilim öğrendim Kur'an okudum ve amel ettim, der. Yüce Allah: Yalan söylüyorsun. Sen sırf filan kimse âlimdir, filan kimse Kur'an ehlidir, desinler diye bunları yaptın ve sana da böyle söylendi der. Ve sonra emreder bu kimse de yüzüstü cehenneme atılır. Sonra Yüce Allah'ın kendisine çeşit çeşit mal bahşetmiş olduğu bir adam getirilir. Yüce Allah ona da nimetlerini hatırlatır ve o da hatırlar. Nihayet Allahü teâlâ sorar: Bu nimetlere karşılık ne amelde bulundun? Zengin: Senin yolunda infak edilmesi gereken neler varsa hiç birini geri bırakmadım ve yaptım, der. Yüce Allah: Yalan söyledin. Çünkü sen sırf filan kimse çok cömert desinler diye böyle yaptın ve nitekim sana böyle söylendi, der. Ve ardından emreder bu kimse de yüzüstü sürüklenip cehenneme atılır." |
﴾ 48 ﴿