49

Onların inkârlarına bir cevap ve hakikati yerli yerine koymak üzere

de ki: 'Öncekiler ve aralarında sizler ve babalarınız olmak üzere

sonrakiler belli bir günün belli vaktinde toplanacaklardır.' Âyet metninde ilk olarak ”önceki ümmetlerin" zikredilmesi, müşriklere cevapta mübalâğa ifade etmek içindir. Çünkü onların babalarının dirileceğini inkârları, kendi dirilmelerini inkârlarından daha şiddetlidir. Tabii ki bunun yanında ilkin öncekilerin sonra da sonrakilerin zikredilmesi, dünyaya gelmelerindeki tertibe uymak içindir.

Onlar öldükten sonra dünyanın ömrünün vakte bağlandığı ve Yüce Allah'ın katında belli ve malum olan belirlenmiş bir günde ki, bu gün, kıyamet günüdür, toplanacaklardır. Âyet metninde geçen ”mîkat" kelimesi, herhangi bir şey için belirlenmiş bir zaman demektir ki, o şey, o zamanda son bulur ya da o belirlenmiş zaman diliminde başlar. Kıyamet günü öyle bir zaman dilimidir ki, dünyanın ömrü, o ana erişir ve o anın ilk parçasında son bulur. Mîkat kelimesi, belirlenmiş ve sınırlanmış vakit demektir. Bu kelime, istiare yoluyla mekân için de kullanılır. Meselâ ”mevâkit el-ihram" denir ki, bunun manası, Mekke'ye girmek isteyen kimsenin ihrama girmeksizin ileriye adım atamayacağı ve geçemeyeceği hudutlar ve sınırlar demektir.

49 ﴿