18Doğrusu sadaka veren erkek ve kadınlara ve Allah'a güzel bir ödünç verenlere (mükâfatları) kat kat artırılır ve onlara değerli bir mükâfat vardır. Karz-ı Hasen (güzel borç), hoş olan şeyi, sadakaya müstehak olan kimseye iyi niyet ve gönül hoşluğuyla vermektir. Buradan da anlaşıldığı gibi, makbul olan, samimiyetle verilen sadakadır. Âyette tekrar yoktur. Çünkü Allah'a güzel bir ödünç verenler ifadesiyle sadaka veren erkek ve kadınlar ifadesi aynı şey değildir. Sadaka vermek mutlak, ödünç vermek ise ihlâsla mukayyeddir. Hadisi şerifte şöyle buyruldu: ”Ey kadınlar topluluğu! Sadaka verin ve çok tevbe edin. Zira ben cehennemliklerin çoğunu sizden görüyorum. ” (11) Bu hadiste kadınların sadaka vermeye daha muhtaç olduklarına işaret vardır. 11- Bu, Müslim, İbn Mâce, Ahmed b. Hanbel ve Tirmizî'nin rivayet ettiği uzunca hadisin bir bölümüdür. Bkz. Fethu'l-Kebîr, 3/403. Müslim, Câbir (radıyallahü anh)'in şöyle dediğini rivayet etti: ”Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'le birlikte bayram namazı kıldım. Ezansız ve kametsiz olarak hutbeden önce namaza başladı. Sonra Bilâl'e dayanarak doğruldu. Allah'tan korkmayı emretti. O'na itaate teşvik etti. Erkeklere va'zu nasihat ettikten sonra kadınlara da va'zu nasihat etti ve şöyle dedi: 'Sadaka verin. Zira çoğunuz cehennem odunusunuz.' Kadının birisi: 'Neden, Ya Rasûlallah?' deyince, Efendimiz: 'Zira siz çok lanet ediyor ve kocalarınıza nankörlük yapıyorsunuz.' Bunun üzerine zinetlerini, sadaka olarak Bilâl'in sergisi içine koymaya başladılar. Öyle ki, büyük bir miktar toplandı. Rasûlüllah onları fakir Müslümanlara dağıttı." (12) 12- Hadisin aslı Buhârî ve Müslim'dedir. Bu, Müslim'in rivayetinden bir kısmıdır. Sadakanın sevabı onlara kat kat verilir. Ayrıca onlara, memnuniyet ve ilgi duyulan değerli bir mükâfat vardır. |
﴾ 18 ﴿