7

Kendisi İslâm'a davet edilirken, Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim kimdir? Yalan ile iftira arasındaki fark şudur: İftira, kendiliğinden yalan uydurmaktır. Halbuki yalan, bazen başkasını taklid edip ona uyularak da yapılabilir. ”İslâm", kurtuluş mânâsım da ifade eder. Çünkü dünya ve âhiretin selâmeti, kurtuluşu ”islâm" iledir. Âyet-i kerime şu mânâyı ifade ediyor: İki cihanın mutluluğuna ulaştıran İslâm'a davet edildiği halde, bu davete icabet etmeyip Allah'a iftira edenden daha zalim kim olabilir? Bu iftira, kullarını Hakk'a çağıran Allah'ın kelâmına sihirdir, demekle olur. Nesep iddiasında, rüyalarda ve Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’dan hadis rivayet etmede yalan söylemek de Allah'a iftira etmektir.

Bil ki, gerçekte İslâm'a çağıran bizzat Allah'tır. Nitekim başka bir âyette şöyle buyurulmaktadır: ”Allah, kullarını selâm yurduna (cennete) çağırır ve dilediğini hidayete erdirir." (Yunus:25) Rasûl-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) de davet eder. Bir âyette şöyle buyuruluyor: ”Ey Rasûlüm Muhammed! Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır..." (Nahl: 125)

Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez. Kurtuluşa yönelmedikleri için Allah zalimleri felaha ulaştırmaz.

7 ﴿