8

Onlar ağızlarıyla yani dine ta'n edip dil uzatmak suretiyle

Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Arapçada ”itfa" söndürmek demektir. Burada ”mîr"dan maksat, Allah'ın dini veya kitabı yahut da parlak delilidir. Müşrikler, bunları söndürmek isterler. Âyet şu mânâyı da ifade eder: ”Allah'ın nurunu söndürmek için iftira etmek isterler."

Râğıb Müfredat adlı kitabında der ki: ’"Allah'ın nurunu söndürmek isterler,' demek, hedefleri Allah'ın nurunu söndürmektir, demektir.’Allah'ın nurunu söndürmek için' demek ise, bir imkân ele geçirip onunla Allah'ın nurunu söndürmeye yelten ir ler, demektir."

Allah'ın nurunu söndürmek isteyenlerin durumu, güneşi söndürmek için ışığına üfleyen ahmakların durumuna benzetilmiştir.

Halbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.

Allah dinini yüceltmek ve dünyaya yaymak suretiyle hedefine ulaştıracak, kâfirlerin istememesine rağmen onu tamamlıyacak ve kalplerindeki küfür hastalığını artıracaktır. Onlar kerih görseler de hiç şüphesiz Allah bunu yapacaktır.

İbn Şeyh şöyle söyledi: ”Allah'ın nurunu tamamlaması, en büyük nimetlerden olunca, hangi kâfir olursa olsun bu nimeti kerih ve çirkin kabul etmesi nankörlüğün daniskası olur. Bundan dolayıdır ki, Allah nurunun tamamlanmasını çirkin görmek kâfirlere isnad edilmiştir. Çünkü’kâfir ifadesi, bu makama en yakışanıdır.

Ama’müşrikler istemese de...' ifadesi, en büyük rüknü tevhid inancı ve şirki iptal etmek olan hak dini galip getirme karşılığında kullanılmıştır. Halbuki Mekke'deki kâfirler, şirkte ısrar edip, tevhidi kabul etmemeleri sebebiyle bunu hiç istemiyorlardı. O halde bu makama uygun olan, hak dinini istememelerine sebep teşkil eden şirk dünyalarına taarruz etmektir."

Bir kısım ilim ehli dedi ki: ”Müşrikler, Rasûl-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem)'in hak peygamber olduğunu ortaya koyan delilleri dilleriyle inkâr ettiler ve nefis teriyle Ondan yüz çevirdiler. Fakat Allahü teâlâ, onlara karşılık hakkı kabul etmek için bahtiyar olacak canlar, marifet nûrlarıyla süslediği gönüller ve tasdik ile aydınlattığı sırlar yarattı. Onlar da canlarını ve servetlerini hak yolunda cömertçe feda ettiler. Hazret-i Ebû Bekir es-Siddik, Hazret-i Ömer el-Faruk ve Ashab-ı Güzin gibi... Allah cümlesinden razı olsun."

8 ﴿