6

Onlara mağfiret dilesen de dilemesen de onlar için birdir. Onlar, işledikleri cinayetlerden özür dileseler dahi farketmez.

Keşfu'l-Esrar adlı kitapta şöyle söylenmiştir: ”Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), onların iman etmeleri için Allah'ın yardımını istiyor ve günahlarından mağfiret edilmeleri için de istiğfar ediyordu. Denildi ki Cenab-ı Hak: ”Onlara yetmiş kez af dilesen de Allah onları asla bağışlamıyacaktır." (Tevbe:80) buyurunca Rasûl-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle dedi: ”Yetmişten fazla mağfiret talep edeceğim."1-' Bunun üzerine Cenab-ı Hak: ”Onlara mağfiret dilesen de dilemesen de birdir" âyetini indirdi.

Çirkinliklerinde ısrar ettikleri, özür dileyip mağfiret dilemekten yüz çevirdikleri gibi

Allah onları kesinlikle ebediyyen

bağışlamayacaktır. Çünkü münafıklar, günahlarında devam eltiler, küfürlerinde sabitleştiler, doğru ve fıtrî olan dinden çıktılar.

Çünkü Allah, yoldan çıkmış topluluğa hidayet etmez. Nifak ve küfre dalmış, hak yoldan çıkmış, isyanda çok ileri gitmiş topluluğa hidayet etmez.

Bu âyette, kararmış yaratılışlarının kesafetinden ve bulanık tabiatlarının kabalığından dolayı, mağfiret dileme kabiliyetlerinin kalmadığına işaret vardır. Eğer Allah'tan mağfiret: istemeyi kabullenme kabiliyetleri olsaydı, dünya sevgisinden nefis ve nefsanî arzulara uymaktan vazgeçip Rasûlüllah'a, şeriate ve hidayete yönelirlerdi. Hayvani arzu ve huyların karanlıklarında kalmazlardı.

6 ﴿