42

O gün kıyamet günü, yani işlerin şiddetlendiği, konuşmaların zorlaştığı o günü hatırla.

Baldır açılır. ”Baldır açılır" tabiri, işlerin şiddetlilıği ve zorluğu anlamında kullanılmış bir temsîlî istiaredir. Yoksa ortada ne baldır, ne de açılma vardır. Bu, cimri olan birisi için ”eli bağlı" denilmesine benzer.

Mevlâ Fenârî, Fatihanın tefsirinde şöyle der: ”Onlar için açıları baldır, kıyamet gününün dehşet verici önemli şeylerinden ibarettir. Araplar savaş şiddetlendiği, zorlaştığı zaman’savaş baldırını açtı' derler. Büyük bir iş başına gelip de çok çalışması ve güçlüklere katlanması gereken kişiye’paçanı sıva' denir. Kunın-ı Kerim'deki: ’Baldır baldıra dolaşır: (Kıyâme: 29) ifadesi de bu kabildendir. Yani kıyamet gününde, korkular ve büyük işler birbirine karıştı, anlamındadır."

Üzerinde durduğumuz âyetin anlamının: ”İşin aslı açığa çıktığı, gerçekler ayan beyan göründüğü gün" olduğu da söylenilmiştir.

Baldır anlamındaki ”sâk" kelimesinin nekre'(belirsiz) oluşu; birinci anlayışa göre korkutmak için, ikinci anlayışa göre de tazim içindir.

Kâfirler ve münafıklar,

secdeye davet edilirler. Bu davet, teklif ve kulluk için değil, dünyada secdeyi terkettikleri için kınama, azarlama ve bu konudaki aşırılıklarından dolayı onları üzmek içindir. Çünkü kıyamet günü, teklif ve kulluk gösterme günü değildir.

Fakat ona gerçek anlamda güçleri yetmediği, âlet ve sebepler sağlam olmadığı için

güç yetiremezler. Bu ifade işaret ediyor ki, onlar secde etmek isterler ama bu mümkün olmaz.

İbn Mes'ud'dan gelen rivayete göre; onların belleri tutulur, kemikleşir de eğilip doğrulma esnasında bükülmez. Onlar ayaktaki halleri üzere dimdik kalırlar ve aşırılıklarından dolayı pişmanlık ve üzüntüleri artar.

Bir hadiste şöyle buyurulmuştur: ”Onların belleri, sanki sırtlarında demir çubuk varmış gibi tek bir tabaka halinde kalır." (16)

16- Bu, İbnü Ebî Hatim, Taberânî, Hâkim ve Beyhakî'nin tahric ettikleri uzun bir hadisin bir bölümüdür. Bkz. ed-Dürru'l-Mensûr, 6/257.

Taberânî, Ebû Mûsa ei-Eş'arî'den, Rasûlüllah'tan şunu duyduğunu rivayet etmiştir: ”Kıyamet günü her kavim için dünyada taptıkları şey şekillendirilir. Her topluluk, dünyada taptığı şeye gider. Tek Allah'a inananlar kalırlar. Onlara: ”Nasıl (niçin) kaldınız?" denilir. ”Bizim dünyada taptığımız Rabbimiz var. Biz onu görmedik," derler. Onlara: ”Onu gördüğünüz zaman tanır mısınız?" denilir. Onlar: ”Evet" derler. ”Onu nasıl görmediniz?" diye sorulunca: ”Ona hiçbir şey benzemez," derler.

Bunun üzerine önlerindeki perde kaldırılır. Allahü teâlâ 'yı görürler, hemen onun için secdeye kapanırlar. Bazı insanlar ise, sanki sırtları sığır boynuzu imiş gibi kalırlar. Secde etmek isterler edemezler. Bu, Allahü teâlâ 'nın: ”O gün baldırı açılır," âyeti gibidir. Allahü teâlâ  şöyle buyurur: ”Ey kullarım! Başlarınızı kaldırın. Sizden her bir adamın yerine, cehenneme Yahudi ve Hristiyanlardan birini koydum." (17)

17- Hadisin bir benzerini İbnü Cerîr, Dârakutnî, Taberânî, İbnii Merdeveyh ve Beyhakî el-Basü babında tahric ettiler. Bkz. ed-Dürrü'l-Mensûr, 6/256.

Ebû Bürde şöyle der: ”Ben bu hadisi Ömer b. Abdülaziz'e haber verdim." Bunun üzerine bana: ”Kendisinden başka ilâh olmayan Allah adına yemin eder misin? Bunu sana baban mı haber verdi?" dedi. Bende O na üç kez yemin ettim. Ömer: ”Tevhid ehlinden, bana bundan daha sevimli gelen bir hadis işitmedim," dedi.

Fenarî'nin Fatihanın tefsirinde şunları görüyoruz: ”O gün Allahü teâlâ  tecellî eder ve: ’Her ümmet dünyada taptığı şeye uysun,' buyurur. Nihayet içlerinde münafıklar da bulunan bu ümmet (Müslümanlar) kalır. Bunun üzerine Allahü teâlâ  onlar için, bundan önce tecellî etmiş olduğu suretlere en yakın bir surette tecellî eder.’Ben sizin Rabbinizim,' der. Mü'minler: ’Biz senden Allah'a sığınırız. Biz, Rabbimiz bize gelene kadar bekleriz,' derler. Allahü teâlâ  onlara: ’Sizinle Onun arasında, kendisini tanıyacağınız bir alâmet var mı?' diye sorar.’Evet,' derler. Bunun üzerine onların kendisini tanıdıkları surete dönüşür.’Sen Rabbimizsin,' derler. Onlara, secde etmelerini emreder. Dünyada Allah'a secde etmiş olan herkes secde eder. Gösteriş için secde edenlerin sırtı bir bakır plâka kesilir. Her secde etmek istediğinde baş üstü yere düşer. İşte bu: 'O gün baldır açılır,' âyetinin mânâsıdır." (18)

18- Bu hadis mânâ olarak rivayet edilmiştir. Buharı, Rikâk bahsinde şu lafızla tahric etmiştir: ”Allah insanları toplar. Kim bir şeye tapmışsa onun peşine düşsün, der. Güneşe tapan güneşe tabi olur." Bkz. Fethu'l-Bârî, 11/445.

Bir başka hadiste ”O gün baldır açılır," âyeti için: ”Büyük bir nurdan dolayı açılır ve onun için secdeye kapanırlar," denilmiştir.(19)

42 ﴿