44Sen bu sözü, Kur'anı yalanlayanı Bana bırak. Onunla Benim aramı boşalt. Sen gönlünü onun durumu ile meşgul etme. Ondan intikam alma konusunda Bana güven. Ben onun işinde sana yeterim. Fethurrahmân adındaki eserde şöyle denilmektedir: ”Bu, ortada bir mâni olmadığı halde bir tehdittir. Ama bu, ”beni falanla yalnız bırak, yani onu cezalandırayım" demene benzer. ”Söz" den maksat Kurandır. Çünkü duyma veya vahiy yoluyla insana ulaşan her kelâm ”hadis=söz" dür." Yakında Biz onları tedricî olduğunu bilmedikleri bir yönden derece derece azaba götürürüz. ”Derece derece azaba götürmek", kişiyi tam içine düşene kadar yavaş yavaş azaba götürmek, demektir. Ayetin anlamı şudur: ”Biz onları, kendilerine ihsan ederek, sıhhatlerini devam ettirerek, nimeti artırarak kademe kademe, yavaş yavaş azaba indiririz." Onların azaba tedricî olarak atıldıklarını bilmemeleri, onlar için bir ihsan gibidir. Çünkü onlar bu durumda kendilerinin Müslümanlara karşı tercih edildiklerini, üstün tutulduklarını zannederler. Halbuki o, helak olmalarının sebebidir. Hazret-i Peygamber bir hadiste: ”Eğer Allah'ın, günah işlemekte olan bir kula nimet verdiğini görürsen bil ki O, azabı yavaş yavaş indirmektedir."(22) buyurmuş ve üzerinde durduğumuz âyeti okumuştur. 22- Hadisi Ahmed b. Hanbel, Müsned'de; Taberânî ve Beyhakî Şuabü'l-İman'da tahric etmişlerdir. Bkz. el-Fethu'l-Kebir, 1/1 12. Müminlerin emiri Hazret-i Ali (radıyallahü anh) şöyle demiştir: ”Kime dünyasında bol bol verilir de o kendisine bir tuzak kurulduğunu bilmezse, aklından zoru vardır." Rivayet edildiğine göre İsrail oğullarından birisi: ”Ya Rabbî! Sana kaç kez isyan ettim ama sen beni cezalandırmıyorsun," dedi. Allahü teâlâ zamanın peygamberine, o adama şöyle demesini variyetli: ”Benden sana nice cezalar gelmiştir ama sen onların ceza olduğunu anlamıyorsun. Gözünün donukluğu, kalbinin katılığı benden yavaş yavaş inen azap ve cezadır. Eğer sen anlarsan!" Bilginlerden birisi şöyle demiştir: ”Bir kimseye ilim verilip, onunla amelden mahrum edilmesi veya amel verilip ihlâstan mahrum edilmesi, onun için ilâhî bir aldatmacadır. Bir kimse kendisinde bu sıfatların olduğunu anlarsa bilsin ki aldatılmıştır." |
﴾ 44 ﴿