<3 align="justify" style="text-indent: 33pt; line-height: 19pt; margin: 7pt" dir="ltr"> 24

Dünyada

geçmiş günlerde yaptıklarınıza ve daha önce yaptığınız sâlih amellerinize

karşılık afiyetle kolayca, hiç yutkunma zorluğu çekmeden

yeyin, için. Âyetteki emir, bu fiillerin mübahlığına ve ikram olduğuna delâlet içindir. Bir teklif değildir. Âhiretin teklif yeri olmayışının zarııri sonucu olarak böyle anlaşılmalıdır. Yemekle içmek birbirinden hiç ayrılmayan şeyler oldukları için, âyette ikisi birlikte anılmıştır. Bu yüzden başka yerlerde zikredilmiş olsa da burada elbiseler anılmamıştır. Kitabı sağ eline verilenlere orada: ”Cennetin yemeğinden, meyvelerinden yiyiniz. İçeceklerinden de içiniz," denilir.

Âyetteki ”geçmiş günlerde yaptıklarınız" dan maksat, Mücahid'e göre, oruç tutulan günlerdir. O zaman mana şöyle olur: ”Oruç tuttuğunuz günlerde, özellikle sıcak günlerde, Allah rızası için yemeyi, içmeyi terketmenize mukabil, afiyetle yiyiniz, içiniz."

Büyüklerden bir zat, birinin rüyasında görülmüş. Kendisine: ”Allah sana ne yaptı?" diye sorulmuş. Şu karşılığı vermiş: ”Rahmetle davrandı. Ey yemeyen kişi, ye! İçmeyen kişi, iç!" dedi. ”Ey okumak için geceyi bölen, ye!" demedi. ”Ey savaş günü sebat gösteren, iç!" demedi. Çünkü bu, hikmetin gereği değildir.

Rivayet edildiğine göre Allah (celle celalühü) şöyle buyurur: ”Ey sevdiklerim! Dostlarım! Size dünyada uzun uzun baktım. İçeceklerden uzak durduğunuz için dudaklarınız çatladı. Gözleriniz çukurlaştı, karınlarınız çekildi. Artık bugün nimetlerinizin içinde olunuz. Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık yiyiniz, içiniz."(6)

24 ﴿