19Kahrolası, nasıl da ölçtü biçti. Onun ölçmesinden dolayı şaşkınlık ifadesi veya alay yoluyla kendisini övmedir. Şu anlama gelir: Kur'anin sihir olduğu tarzındaki söyledikleri, son derece düşük ve seviyesizdir. Araplamı: ”Allah kahretsin, o ne kadar cesaretlidir. Allah rezil etsin, o ne kadar sair idi," sözlerinin anlamı, onun cesaret ve şiirde gerçek bir seviyeye ulaştığı, kıskananlarının ona bu şekilde beddua ettikleridir. Rivayete göre Velid, Rasûlüllahın yanına uğradı. Efendimiz Hâ. Mîm. es-Secde sûresini okuyordu. Velid, Mahzuru oğullarına: ”Vallahi, az önce Muhammed'den bir söz duydum. O ne bir insan sözü, ne bir cin sözü. Onun bir tatlılığı, bir güzelliği var. Onun üstü ürün verici, alt tarafı bolluk ve bereket vericidir. Şüphesiz o üstündür. Ona üstün gelinemez," dedi. Bunu duyan Kureyşliler: ”Vallahi Velid saf değiştirdi -dininden çıktı, başkasının dinine geçti- Vallahi bu durumda Kureyş tümüyle saf değiştirir," dediler. Bunun üzerine Velid'in yeğeni Ebû Cehil: ”Ben onu hallederim," dedi. Kederli bir vaziyette yanına oturdu. Onu öfkelendirecek ve kışkırtacak şeyler söyledi: "Şüphesiz yaptığın, halkına ulaşmış. Senin Muhammed'e uymayı terketmen için, sana mal topluyorlar. Senin ona, mal elde etmek için uyduğunu söylüyorlar," dedi. Velid: ”Kureyş yalan söylüyor. Onların çocuğu en çok olanı ve en zengini benim olduğumu bilmiyorlar mı? Muhammed ve ashabı nerede? Onlar fakra ihtiyaç içerisindeler," dedi. Ebû Cehil: ”Halk, Kur'an ve Muhammed hakkında söylediklerini değiştirinceye kadar, senden razı olmazlar," dedi. Velid: ”Onları topla, beni de bırak biraz düşüneyim," dedi. Ebû Cehil Kureyşiileri topladı. Velid onlara şöyle seslendi: "Siz Muhammmed'in deli olduğunu iddia ediyorsunuz. Hiç onun boğulduğunu gördünüz mü? -Araplar, şeytanın deliyi boğduğuna ve onu çarptığına inanırlardı.- Onun kâhin olduğunu söylüyorsunuz. Hiç onu kâhinlik yaparken gördünüz mü? Onun şâir olduğunu iddia ediyorsunuz. Hiç onu şiir söylerken gördünüz mü? Onun yalancı olduğunu iddia ediyorsunuz, hiç onun bir konuda yalan söylediğini denediniz mi?" Araplar bu soruların hepsine'hayır, diyorlardı. Daha sonra Araplar: ”Öyleyse o ne? Onun hakkında ne diyorsun?" dediler. Velid düşündü ve: "O sadece bir sihirbaz. Görmüyor musunuz? Adamla karısının ve çocuğunun arasını ayırıyor. Onun söyledikleri de sihirden başka bir şey değil. Onu Babillerden naklediyor," dedi. Bunun üzerine toplantı yeri sevinçle çalkalandı. Oradakiler onun dediklerini beğenerek, ondan razı ve hoşnut bir şekilde dağıldılar. |
﴾ 19 ﴿