25Bilirler ki yani erbabı, işaretlere göre umarlar ki bel kemiklerini kıracak bir musibete büyük bir felakete uğratılacaklar. Âyetteki ”fakıra" insanın bel kemiklerini kıran büyük musibet ve felâket demektir. ”Fakir" kelimesi de bu kökten türemiştir. Çünkü fakirlik de insanın bel kemiğini kırar, onu başkalarına muhtaç bırakır. Bu, mes'udların yüzleri ile bedbahtların yüzleri arasında çok lâtif bir karşılaştırmadır. Parlayan güleç yüzler, kendilerine her türlü hayrın yapılacağını bekledikleri gibi, bedbahtların yüzleri de musibeti beklerler. Zira ikisi arasındaki karşılaştırma bunu gerektirir. |
﴾ 25 ﴿