27

Ve: ’Tedavi edebilecek kim?' denilir. Yani can sahibi: ”Bunu kim tedavi eder? Onu bu sıkıntıdan kim kurtarır?" der. Tedavi eden anlamındaki ”rakın" kelimesi, kendisi ile şifa verecek bir şeye sığındırmak anlamına gelen ”er-rukye" kelimesinden türemedir. Nitekim hasta için ”bismillâhi erki-ke" Allah'ın adıyla onu sana sığındırırım" denilir.

Ayetteki soru, talep (istek) manasınadır. Sanki onlar, kendilerini tedavi edecek bir tabip veya rukye yapacak bir okuyucu isterler. Soru kelimesinin inkâr anlamında soru olması da muhtemeldir. Nitekim umutsuzluk anında: ”Ölüme yönelen bu adamı kim tedavi edebilir?" denilir. Doğrusu Râğıb el-Isfehânî'nin dediği gibidir; ”tedavi edebilecek kim" sözünün anlamı, artık onu tedavi edecek ve kendisine karşılık verecek kimsenin bulunmadığına tenbih için ”Onu kim tedavi eder?" demektir.

Bu izah şâirin şu sözüne benzer:

Ölüm tırnaklarını geçirdiği zaman,

Sen fayda vermeyen her türlü muskayı gök boncuğu bulursun.

Muska diye ifade ettiğimiz ”temime" kelimesi, Arapların nazar değmesinden korkarak çocuklarına taktıkları boncuklardır. Bu, bâtıl bir inançtır. Çünkü Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): ”Kim muska (nazar boncuğu) takarsa (Allah'a) ortak koşmuştur" buyurmuştur. (6)

27 ﴿