33Sonra da bununla iftihar ederek, yürümesinde böbürlene böbürlene ailesine veya arkadaşlarının yanına gitti. Şüphesiz böbürlenen, adımlarını açar. Yani yürürken adımları uzatmak böbürlenmenin gereklerindendir. İşte bu yürüyüş, böbürlenmeden kinayedir. Böbürlenme mânâsını ifade eden kelimenin, uzanma anlamındaki ”temettî" kelimesinden de, sırt anlamına gelen ”meta" kelimesinden de gelmiş olması muhtemeldir. Sırt ile böbürlenme arasındaki ilgi, böbürlenerek yürüyenin sırtını eğmesi ve hareket ettirmesidir. Bir hadiste şöyle buyurulmaktadır: ”Ümmetim böbürlenerek yürüdüğü, kendilerine Farslılar ve Romalılar hizmet ettiği zaman, onların azapları kendi aralarındadır." (7) 7- Hadisi Tirmizî Sünen'inde şu lâfızla tahric etmiştir: ”Ümmetim böbürlenerek yürüdüğü, onlara kralların oğulları, Farslıların ve Romalılar in oğulları hizmet ettiği saman, şerlileri hayırlıları üzerine musallat edilir?' Bkz. el-Fethu'l-Kebîr, 3/156. |
﴾ 33 ﴿