35Sonra yine sana yaklaşsın (o azap) zira sen buna lâyıksın. Sonraki âyet, öncekini güçlendirmek için tekrarlanmıştır. Bu âyetteki terim ”yazık sana" yerinde kullanılmıştır. Maksat, başına kötü bir şey gelmesi için beddua etmektir. Tabirin aslı, ”evlûkellahu ma tekrahühû: Allah sana hoşlanmadığın şeyi yaklaştırsın" şeklindedir. ”leke"mn başındaki lam zâlddlr. Kamusta bu kelime şöyle açıklanır: ”Evla leke tehdittir. Allah, ona belasını verecek şeyi yaklaştırsın, demektir. Ya da bu terim ”daha lâyık" anlamında isimdir. Buna göre âyetin mânâsı: ’Helak senin için her şeyden daha lâyıktır,' şeklinde olur." Rivayete göre bu âyet indiğinde Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Bethâ'da Ebû Cehil'in elbisesinin yakasını tuttu, göğsünden bir iki kere silkeledi ve ona bu âyetleri okudu. Ebû Cehil: ”Beni tehdit mi ediyorsun ey Muhammed? Sen ve Rabbin bana hiç bir şey yapamazsınız. Ben bu vadinin en şerefli adamıyım," dedi. Bedir gününde Allah onu en kötü biçimde yere serdi, en fena şekilde gebertti. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): ”Şüphesiz her ümmetin bir firavunu vardır. Bu ümmetin firavunu da Ebü Cehildir," buyurdu. |
﴾ 35 ﴿