15

Gündüz kaybolup geceleri gözüken gezegenlere Yemin olsun.

Kasemin yani yeminin başındaki ”lâ" zâiddir, yahut da önceki sözü red için gelmiştir. Buna göre mânâ: ”Ey kâfirler! Durum sizin iddia ettiğiniz gibi değildir. Yani Kur'an, ne şiirdir, ne sihirdir, ne de efsanedir."

Sonra Cenab-ı Hak gezegenlere yeminle söze başladı. ”Hunnes", hânis in çoğuludur. Hânis ise geri kalan demektir. Hünüsün aslı geriye dönmektir. ”Hannâs", şeytanın bir sıfatıdır. Çünkü o hortumunu kulun kalbine sokar, kul Allah'ı zikredince geri çekilir, gaflete düşünce ise vesvese vermek üzere döner. Buna göre âyetin mânâsı şöyledir: ”Dönüp kaybolan beş gezegene yemin ederim." Bu beş gezegen şunlardır: Merih, Zühal, Zöhre, Utarit, Müşteri. Bunlar güneş ve ayla birlikte yedi olmaktadır. Her biri bir yörüngede hareket etmektedir, en yakını ay olmak üzere belli bir tertip üzere bulunurlar.

" el-Cevâri'l-künnes", ”el-cevâri", akan mânâsına gelen cariyenin çoğuludur. ”el-Künnes" ise, kapalı yere giren mânâsına olan ”kânis"in çoğuludur. Bu kaybolan, gizlenen gezegenlere akan gezegenler denmesi, kendi yörüngelerinde hareket etmelerinden Ötürüdür. Bunlar, önce güneş ışığı altında kaybolurlar, bilahare yıldızlar burcun sonunda gözükünce bunlar da ortaya çıkarlar. Burcun sonundan başlangıç noktasına dönmesine ”hunûs", güneş ışığında kaybolma hâline de ”künûs" denir.

15 ﴿