22

Arkadaşınız asla deli değildir. Ey Mekkeliler! Söylediğiniz gibi Allah Rasûlü Muhammed asla mecnun değildir. ”Arkadaşınız" tabirinin kullanılması, tecrübe ile Hazret-i Peygamber'in her hâline vâkıf olduklarını, kendisi için uydurdukları şeylerden tamamen uzak olduğunu bildiklerini ortaya koymak içindir. Çünkü Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) uzun müddet aralarında yaşamış, onun aklını tecrübe etmişler, varlıkların en akıllısı olduğunu görmüşler, kendisine emin, sadık lâkabını takmışlardır.

Bazıları bu âyeti ileri sürerek Cebrail'in Hazret-i Peygamberden daha faziletli olduğunu söylemişlerdir. Çünkü Cebrail, herbiri yüce şan ve mertebeye delâlet eden altı sıfatla tanımlanmış, Hazret-i Peygamber ise, sadece deli olmamakla vasfedilmiştir. Bu iddia zayıftır. Zira âyet sadece Hazret-i Peygamber hakkında kâfirlerin sözlerini reddetmek için gelmiştir. Kâfirler şöyle diyorlardı: ”Dediler ki: ’Ey kendisine Kur'an indirilen! Sen mutlaka bir mecnunsun." (Hicr: 6) Âyet, Cebrail ile Hazret-i Peygamberin faziletlerini saymak, aralarındaki dereceyi belirtmek için gelmemiştir. Üstelik Cebrail'in bu sıfatlarla tanımlanması, Hazret-i Peygamber'in Cebrail'e nispetle daha faziletli olduğunu ifade eder. Çünkü Cebrail, bu sıfatlara sahip olmakla beraber Hazret-i Peygamberi destekliyor, ona mesaj ulaştırıyor. Cebrail gibi mukarreb bir meleğe, Hazret-i Peygamberle yüce arşın sahibi Allah arasında elçi olmak şerefi yüce bir şereftir. Onun için bundan daha yüce bir makam olamaz.

22 ﴿