29Alemlerin Rabbi dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Önceki âyetin de delâlet ettiği gibi dilenecek şey doğru yoldur. Buradan da anlaşılıyor ki onlardan bir kısmı doğru yolu istemekte, bir kısmı ise istememektedir. Hitab ise doğru yolu isteyenleredir. Rivayet edildi ki Ebû Cehil, ”Sizden doğru yola girmek isteyenlere öğüttür" âyetini işitince: ”İş bize bırakılmış, dilersek doğru yola gireriz, dilemezsek girmeyiz," dedi. Bunun üzerine bu son âyet nazil oldu. Sizin istemeniz, Allah'ın istediği vakitte olur. Sizin isteğiniz, Allah'ın isteği olmadan gerçekleşmez. Çünkü ihtiyarî istek, sonradan olma istektir. Bu isteği ortaya çıkaracak birine ihtiyaç vardır. Bunun ortaya çıkması ise, yaratıcının isteğine bağlıdır. Buradan ortaya çıkan sonuç şudur: İstikametin gerçekleşmesi, bunun istenmesine bağlıdır. Bu istek ise, Allah'ın kişiye bu iradeyi vermesine bağlıdır. Ehl-i sünnetin görüşü budur. "Alemlerin Rabbi" demek, mahlûkâtın sahibi ve hepsinin terbiyecisi demektir. Ebû Bekir Vâsıtî şöyle dedi: ”Ey Ademoğlu! Senin acizliğin bütün sıfatlarında mevcuttur. Allah dilemedikçe dileyemiyorsun, ancak Allah'ın kudretiyle iş yapabiliyorsun. O'nun ikramıyla itaat ediyorsun. Senden el çekince isyan ediyorsun. Sana yapacak ne iş kaldı ki? Öyle ise amellerinin nesiyle övünüyorsun? Sana gelen her şey O'nun yardımıyla oluyor." Hadis-i şerifte şöyle buyuruluyor: ”Kıyameti gözüyle görürmüşçesine seyretmek kimin hoşuna giderse Tekvîr, İnfitâr ve İnşikâk sûrelerini okusun.," Çünkü bu sûrelerde kıyametin korkunç halleri detaylı olarak anlatılmaktadır. Yüce Allah'ın yardımıyla Tekvîr Sûresi'nin tefsiri tamam oldu. |
﴾ 29 ﴿