11Orada, bu yüksek cennette boş bir söz itibar edilmeyecek değersiz bir söz işitmezler. Buradaki hitap buna lâyık olan herkesedir. Cennetliklerden itibar edilmeyecek boş bir sözün duyulmamasının sebebi, onların zikir ile ve Hakkın hitabını dinlemekle meşgul olmalarından dolayıdır. İşte bu sebeple sen onların meclislerinde ancak ilâhî marifetleri ve rahmânî hikmetleri duyabilirsin. Aklı başında akıllı kişilerin durumu da zaten budur. Bir hadis-i şerifte şu ifadeler yer almaktadır: ”Cennetlikler cennette yiyip içerler. Fakat tükürmezler, idrara çıkmazlar, büyük abdest ihtiyacı duymazlar ve burunlarını sümkürmezler. (Bu ifadeleri duyan bazı sahabeler) sorarlar: Pekâlâ yedikleri yiyecekler ne olacaktır? Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurur: Misk gibi kokan ter olup çıkacaktır. Onlara tıpkı sizlere nefes alıp vermeniz ilham olunduğu gibi Allah'ı tesbih etmeleri ve O'na hamd etmeleri ilham olunacaktır."(1) Âhiretin bu durumuna karşılık dünyanın ve dünyadaki insanların meclislerine gelince bunlar boş sözlerden hâlî olmazlar. Bu sebeple Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurur: ”Herhangi bir kimse bir yerde insanlarla birlikte oturur da orada lakırdı çok olursa oradan kalkmadan önce, 'Ya Rabbî! Seni tesbih ederim, Sana hamdederim, Senden başka ilâh olmadığına şahitlik ederim, Senden mağfiret dilerim ve sana tevbe ederim, 'derse o meclisinde söylemiş olduğu sözlerden dolayı bağışlanır." (2) Buradaki bağışlanmak, kişinin o mecliste gıybet gibi insan hakkına taalluk eden herhangi bir günah işlememesi şartıyladır. |
﴾ 11 ﴿