17Devenin nasıl yaratıldığına, bakmazlar mı? Âyetin başındaki hemze, onların, devenin yaratılışına bakmadıklarını ifade etmek ve onları azarlamak içindir. Buna göre âyet-i kerimenin mânâsı şudur: Onlar, öldükten sonra dirilmeyi ve bunun ardından olacakları inkâr edip bütün bunların Yüce Allah'ın kudretinden meydana gelebileceğini uzak görüyorlar ve gözlerinin önüne dikilen ve her an kullanıp çalıştırdıkları deveye ibret gözüyle bakmazlar mı? Devenin nasıl da eşsiz bir biçimde yaratıldığına bakmıyorlar mı? Cüssesinin azametine, kuvvetinin şiddetine ve sırtına ağır yük vurulduktan sonra ayağa kalkmak, ağır yükleri diyardan diyara götürmek gibi vücudunun hayret uyandırıcı yapısına, açlığa ve susuzluğa dayanma gücüne, hatta en az on gün ve daha fazla susuzluğa dayanabilmesine, aza kanaat edebilmesine, diken, ağaç gibi diğer hayvanların hemen hemen yiyemeyecek oldukları şeylerden ne bulursa onları yiyebilmesine ve bütün bunlarla birlikte yürü deyince yürüyüp, dur deyince durarak, yere çök deyince çöküp, kalk deyince kalkarak insana itaat etmesine, insanın kendisini dilediği şekilde kullanabilmesine büyük küçük herkesin bu hayvanlardan oluşan kervanı çekip götürebilmesine ibret gözüyle bakmazlar mı? Yüce Allah'ın bu âyet-i kerimede, deveden daha iri yapılı olmasına rağmen fili zikretmemesinin sebebi, filin Arap topraklarında yaşıyor olmaması ve dolayısıyla Arapların bu hayvanı tanımamaları ve normal olarak file yük vurulmaması, sütünün sağılmaması ve deve gibi zararsız olduğundan emin olunmaması sebebiyledir. Alimlerden birisi der ki: ”Allahü teâlâ Kur'an-ı Kerim'inde cenneti ve orada verilecek olan yüksek mertebeleri ve boyu şu kadar yükseklikte olacak tahtları zikredince bu âyetleri duyan kişiler: 'Boyumuz kısa olduğuna göre acaba bu tahtlara nasıl çıkıp oturabileceğiz? İnsan bir evin damına bile merdivensiz çıkamadığına göre bu yüksek tahtlara nasıl çıkabilir?' dediler. Müşrikler de bu ifadeler karşısında hayretlerini ifade ettiler. İşte bunun üzerine Yüce Allah, ibret almaları ve Allahü teâlâ 'nın her şeye kadir olduğunu bilmeleri için kendilerine devenin durumunu hatırlattı." Gece ve gündüz, her an müşahade ettikleri |
﴾ 17 ﴿