|
150 «Hangi yerden çıkarsan (namazda) yüzünü Mesûd-i Haram'a doğru çevir- (Ey mü’minler) nerede olursanız olun, yüzlerinizi o yana döndürün. Ta ki aleyhinizde, insanların, içlerindeki zalim olanlarından başkasının bir hücceti kalmasın. Artık onlardan korkmayın. Benden korkun. Ta ki size karşı olan nimetimi tamamlayayım Siz de hidayete kavuşmayı ümit edebilirsiniz.» Nerede namaz kılarsanız kılınız, yüzünüzü Kabe'ye doğru çeviriniz ki, Yahudilerin sizin üzerinizde bir delilleri olmasın. Onlar daha önce kıblenin Kabe'ye doğru olduğunu çok iyi biliyorlardı. Yahudiler, Muhammed kıblesini bilmiyordu, ona kıblesini biz öğrettik şeklinde konuşmalar yapmışlar ve şöyle devam etmişlerdi: «Muhammed hem bizim dinimizi kabul etmiyor, hem de kıblemize doğru namaz kılıyor.» Bu sözlerle cahilleri kandırmaya, Müslümanlara da bunu bir delil olarak göstermeye çalışıyorlardı. Kıble Kabe'ye doğru çevrilince onların bu delilleri ve zalimlerin iddiaları batıl oldu. Müşrik Yahudiler, biz bu dini Muhammed'den daha iyi biliyoruz demişler ve delil olarak da kıble meselesini ileri sürmüşlerdi. Allahü teâlâ, «Yâ Muhammed, kıblenizi değiştirdiğimiz için, müşriklerin birbirlerine yardım ederek delil getirmeleri seni kor' kutmasın. Ancak benden kork. Sakın kıbleni (Kabe'yi) terk etme. Kıbleyi değiştirmemizin sebebi, İslâm nimetini üzerinize hâkim kılmaktır. İnsanlar hidayete ersin ve emirlerime tâbi olsunlar diye seni resul olarak gönderdim. İlâhi emirlere muhalefet edenler asla hidayet bulmazlar. |
﴾ 150 ﴿