159

«Hakikat, indirdiğimiz o açık âyetlerimizi ve doğruyu, -biz kitapta insanlara onu pek aşikâr bir surette bildirdikten sonra - gizleyenler (yok mu?) İşte, onlara hem Allah lanet eder ve hem de bütün lanet edebilenler onlara lanet okur.»

Bu âyet-i celile Yahudiler hakkında nazil olmuştur. Yahudilerin ileri gelenlerinden Kâ'b İbni Eşref ve arkadaşları, Tevrat'ta Allahü teâlâ'nın beyan etmiş olduğu haram, helâl, recim âyetlerini; Peygamberin özelliklerini bildikleri halde inkâr edip gizlemişlerdir. Bu açık âyetleri gizleyenlere hem Yüce Allah hem de lanet edebilenler lanet ediyorlar. Şurası bir gerçektir ki, Allah'ın âyetlerini inkâr edenler er geç Allah'ın gazabına uğrayacaklardır.

İbn Abbas (radıyallahü anh) şöyle demiştir: -îmanı olmayan bir kimse ölüp kabre konduğu zaman melekler gelip, dinin nedir, yani hangi dine mensupsun, diye sorarlar. O da cevap olarak dinini bilmediğini söyler. Melekler ona sen dünyada iken de dinini bilmiyordun diyerek azap etmeye başlarlar. Onun sesini insanlarla cinlerden başka bütün varlıklar işitir. Ve ona lanet ederler .Çünkü onun sesi diğer varlıkları da rahatsız eder.»

İbn Mes'ud (radıyallahü anh) demiştir ki: «İki kişi birbirine lanet ettiği takdirde onlardan hangisi lanete lâyıksa lanet ona döner. İkisi de buna lâyık değilse o lanet göğe çıkar ve orada duracak yer bulamaz, tekrar gelir, sahibi lâyıksa ona, değilse Allah onu kâfirlerin üzerine çevirir.»

Bu âyetin mânası şuna işaret eder: Günahından ve küfründen tevbe edenler Allah'ın lanetinden ve gadabmdan kurtulurlar. Bu durumda Müslümanın Allah'ın gadabından kurtulup rahmetine ulaşabilmesi için günahlarından her zaman tevbe etmesi lazımdır. Çünkü tevbe günahları yıkar.

159 ﴿