|
15 «Ey Yahudi ve Hıristiyanlar! Şimdi size Peygamberimiz geldi; kitabınızdan gizlemekte olduğunuz şeylerin birçoğunu size açıklıyor, birçoğundan da geçiyor. İşte size, Allah'tan bir nur ve apaçık bir kitap gelmiştir.» Hıristiyanların ve Yahudilerin, Tevrat'tan ve İncil'den gizledikleri şeylerin bir çoğunu kendilerine açıklayan, bir çoğunu ise açıklamayan Allah'ın Resulü Hazret-i Muhammed gelmiş, onların Tevrat'ta ve İncil'de yaptıkları tahrifatı kendilerine haber vermiştir. Halbuki Peygamberimiz Tevrat'ı ve İncil'i okumamıştır. Fakat onların yaptıklarını bir bir nakletmiştir. Yukarıda geçen âyetlerde de belirtildiği gibi, Yahudiler Tevrat'ın, Hıristiyanlar da İncil'in bazı âyetlerini değiştirmişler ve bir kısım âyetlerini kitaplarından çıkarmışlardı. Recim âyetini, domuz etinin ve içkinin haram olduğuna dair hükümleri, Peygamberimizin özelliklerinden bahseden âyetleri kitaplarından çıkarmışlardı. Bunların yerine kendi kafalarına göre hükümler koymuşlar, böylece gerçekleri insanlardan saklamışlardı. Rivayete göre Yahudi bilginlerinden birisi Peygamberimize gelerek «Yâ Muhammed, senin bize açıklamadığın şeyler nelerdir, söyler misin?» der. Peygamberimiz, ona cevap vermez. Çünkü Yahudi samimi değildir. Gûyâ o kâfir Peygamberimizi deniyordu. Peygamberimiz ise onun sorusunu nazar-ı itibâre almaz. Yüce Allah şöyle buyuruyor: «Ey mü’minler, doğrusu size Allah'tan bir nur ve apaçık bir kitap gelmiştir.» Allahü teâlâ, bu âyet-i celîlede Hazret-i Muhammed'i nur olarak vasıflandırmiştır. Çünkü O, insanlığı zulmetten kurtarmış, nura kavuşturmuş, dalâletten çıkarıp, hidâyete erdirmiştir. Onun vasıtasıyla cihan nurlanmış, insanlık şahsiyet kazanmış, gönüller Allah sevgisiyle dolmuş, bâtıl inançlar yok olmuştur. Kur'an da bir nurdur. Gönül kulağı onunla aydınlanır, şüpheler onunla izale edilir, haram-helâl onunla belli olur, hakikatlar onunla ortaya çıkar, ibadetler onunla tamam olur, gözler onunla nurlanır, kaîb onunla ferahlar, iman onunla tamamlanır, hak ile bâtıl onunla ayırt edilir. Cehalet onunla yıkılır, insan onunla kemâl bulur, aile onunla selâmete erer. Ahlâk onunla tamamlanır. |
﴾ 15 ﴿