37

«Onlar ateşten çıkmalarını dilerler. Halbuki onlar bundan çıkıcılar değildir. Onlar için kendilerini tutup durduracak bir azap vardır.»

Yüce Allah'ın birliğini inkâr ederek ve Resûlüllah'ın, Allah tarafından getirdiklerini yalanlayarak kâfir olanlar kıyametin dehşetini ve azabını gördükleri zaman ondan kurtulmak için çareler arayacaklardır. Fakat o azaptan kurtulmak için hiçbir çare bulamayacaklardır. Yaptıklarına pişman olacaklar ama iş işten geçmiş olacaktır. Allahü teâlâ onlar için şöyle buyuruyor: «Yeryüzündeki her şey ve bunun bir katı daha kâfirlerin olsa da, kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verseler kabul edilmez. Onlar için pek acıklı bir azap vardır.» Allah'ın azabından kurtulmak için âhiretteki çırpınmanın ve pişmanlığın hiçbir faydası yoktur. Îmanı olmayanlar Allah'ın azabından asla kurtulamazlar. Onlar için ebedi bir azap vardır. Cehennemin azabını tadan kâfirler oradan çıkmak isteyeceklerdir. Halbuki onların cehennemden çıkması mümkün değildir. Çünkü onlar dünyadaki inkâr ve isyanlarının azabını çekmek için oraya girmişlerdir. Zaten orası inkâr ve isyan edenler için hazırlanmıştır.

Allah'ın bütün nimetleri iman eden kulları içindir. Îman edip, salih amel işleyenler Allah'ın bütün nimetlerinden istifade edeceklerdir. Onlar için ebedî kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte bu, da iman edenlerin mükâfatıdır.

Allahü teâlâ, iman edenlerin nail olacakları mükâfatları ve kâfirlerin görecekleri azabı belirttikten sonra, hırsızlara verilecek olan cezayı zikretmiştir.

37 ﴿