40

«Hakikatte göklerin ve yerin mülkü Allah'ın olduğunu bilmiyor musun? O, kimi dilerse azaba çeker, kimi dilerse yarlığar. Allah her şeye hakkıyla kadirdir.»

Yâ Muhammed, yerin ve göklerin sahibi ve mâliki Yüce Allah olduğunu sen bilmiyor musun? Hiç şüphesiz Peygamberimiz yerin ve göklerin sahibi ve mâliki Yüce Allah olduğunu biliyordu. Allahü teâlâ’nın Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)'e bu hitabı inanmayanların dikkatini çekmek içindir. Gökler ve yer Allah'ın mülküdür. O, mülkünde dilediği şekilde hükmeder. O'nun hükmüne kimse karışamaz. Yüce Allah, gökten bulutlar vasıtasıyla yağmur indirerek yerden otlar, çeşitli yemişler ve taneli bitkiler çıkarmış, onları kullarına ihsan etmiştir. Bu ihsan kullarının şükretmesi içindir. Allahü teâlâ'nın kullarına çeşit çeşit nimetler ihsan etmesi, elbette şükrü gerektirir. Bu nimetlere şükretmeyenler veya haklarına razı olmayanlar, nankörlüklerinin cezasını göreceklerdir. Zira her nimet şükrü gerektirir. Yüce Allah şükretmeyenlerden nimetini almaya kadirdir. Şükredenlerîn nimetlerini artırıp, mükâfatlarını vereceği gibi, şükretmeyen nankörlerin de cezasını verecektir. Çünkü nankörlük küfürdür. Bu bakımdan nankörler cezalarını göreceklerdir.

40 ﴿