|
42 «Onlar yalana kulak verirler, haram yerler. Eğer sana gelirlerse ister aralarında hükmet, ister onlardan yüz çevir. Şayet kendilerinden yüz çevirirsen sana bir zarar veremezler. Eğer hükmedersen aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah adalet sahiplerini sever.» Allahü teâlâ bu âyetlerle Yahudilerin durumunu Peygamberine haber vererek, onların çok yalancı olduğunu ve haramdan asla sakınmadıklarını bildirmiştir. Yahudiler, Resûlüllah'ın zamanında böyle oldukları, gibi, kıyamete kadar da aynı şekilde devam edecekler, Müslümanlara karşı hainliklerini sürdüreceklerdir. Mü’minler uyanık davranmalı, onların yalanlarına asla kanmamalı, her devirde aynı oyunu tekrarlayacaklarını bilmelidir. Âyette geçen «Haram yerler» ifadesi, rüşvettir. Rüşvet alıp - vermek çok büyük günahtır. Nitekim Peygamberimiz «Haramla beslenen vücut cehenneme daha lâyıktır» buyurmuştur. Rüşvetin haram oluşu, insanın hakkı olmayan bir şeye gayri meşru bir vasıtayla sahip olmasından dolayıdır. Allah rüşvet alanı da, vereni de lanetlemiş ve rahmetinden kovmuştur. Rüşvet alanlar, Allah'ın rahmetinden uzak olurlar. Mü'min için bu çok tehlikelidir. Tefsir sahibi Ebû’l-Leys Semerkandi Hazretleri şöyle demiştir: «Bir insan, kendisini ölüm tehlikesinden kurtarmak için, dinini ve malını muhafaza etmek üzere rüşvet verebilir. Bunun bir günâhı yoktur. Çünkü mecburiyet söz konusudur. Fakat rüşveti alan kimse Allah'ın lanetine uğrar ve rahmetinden uzak olur.» Abdullah İbni Mes'ud da şöyle nakletmiştir; «Habeş'te bir olayla karşılaştım ve iki altın rüşvet verdim.» Bunu duyanlar «Rüşvet almak da vermek de haramdır, niçin rüşvet verdin?» diye sorduklarında «Onun günahı alanadır, verene değildir» dedim. Yahudiler, aralarında münazaa edip anlaşamadıkları zaman, kendi bilginlerine gitmeyip derhal Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)'e gelirler, aralarındaki anlaşmazlığın giderilmesini isterlerdi. Çünkü Peygamberimizin şahsa göre hükmetmeyeceğini ve taraf tutmayacağını çok iyi biliyorlar, bunun için kendi bilginlerine ve reislerine gitmeyip Peygamberimize geliyorlardı. «Eğer sana gelirlerse, ister aralarında hükmet, ister onlardan yüz çevir. Şayet kendilerinden yüz çevirirsen sana bir zarar veremezler. Eğer hükmedersen aralarında adaletle hükmet.» Yüce Allah sevgili Peygamberine insanlar arasında adaletle hükmetmesini emrediyor. İslâm, dil, din, ırk, renk, soy ayrımı gözetmeksizin insanlar arasında adaletle hükmeder. Yahudiler arasında hüküm verme hususunda Peygamberimiz muhayyer bırakılmış, ve Allahü teâlâ «Yâ Muhammed, eğer sana gelirlerse ister aralarında hükmet, ister onlardan yüz çevir» buyurmuştu. Fakat bu hüküm Mâide Sûresi'nin kırk dokuzuncu âyeti olan bu âyet ile neshedilmiştir. «Yâ Muhammed, Allah'ın sana indirdiği kitap ile aralarında hükmet» Yüce Allah, Peygamberine Kur'an-ı Kerîmle hükmetmesi için emrediyor. Artık başka hiçbir kitabın değil Kur'an’ın hükmü geçerlidir. |
﴾ 42 ﴿