52

«Kalblerinde hastalık olanların "Bize bir felâket gelmesinden korkuyoruz" diyerek onlara koştuklarını görürsün. Olur ki Allah bir zafer verir veya katından bir emir getirir de kalblerinde gizlediklerine içleri yanarak pişman olurlar.»

Allahü teâlâ onların nifaklarını beyan edip, şöyle buyurmuştur: «Yâ Muhammed, gönüllerinde şirk ve nifak olanları görürsün ki, «Bize bir felâket gelmesinden korkuyoruz» diyerek, müşriklerden medet umarlar, onlarla oturup - kalkarlar ve onlara tâbi olmak isterler.» Böylelikle onlardan gelecek olan kötülüklerden kurtulacaklarını zannederler. Hattâ onlardan yardım beklerler. Yüce Allah kâfirlerden yardım bekleyenler için şöyle buyuruyor: «Olur ki Allah bir zafer verir veya katından bir emir getirir de kalblerinde gizlediklerine içleri yanarak pişman olurlar.» Kalblerinde nifak olanlar beklerlerdi ki, Allah Peygamberine yardım edip, ümit kestiklerini fethetsin veya Allah tarafından bir hüküm gelsin, Benî Kurayzalıları katletsin ve Benî Nadir kabilesini de bulundukları yerden çıkarsınlar. Onlar da korktuklarından emin olsunlar ve Şam ticaret yolu da kendilerine açılmış olsun. Böylece onlar bolluğa ve ganimete kavuşmuş olsunlar.

Münafıkların, nifakları meydana çıkıp, Yahudilerin Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)'in üzerine galip gelmelerini arzu ettikleri belli olunca, yaptıklarına pişman olmuşlar, münafıklar, kâfirlerden yardım ummuşlar ve onların Peygamberimiz üzerine galip gelmesi için çalışmışlardır. Onlar, kâfirlerin çokluğuna ve Uhud'daki kısmî galibiyetlerine güvenmişler, fakat Müslümanların bir gün mutlaka galip geleceklerini hiç düşünmemişlerdi. Münafıklar, Allah'ın gerçek mü'minlere yardım edeceğini unutuyorlardı. Ne zaman ki, Peygamber ordusu, ihanetlerinin karşılığı olarak Beni Kurayzahları öldürdü, Benî Nadirlileri de yurtlarından çıkarıp sürdü. İşte o zaman yaptıklarına pişman oldular. Hâinler her zaman korkaktırlar ve yaptıklarından dolayı her zaman pişmanlık duyacaklardır.

52 ﴿