|
63 «Rabbe kul olanlarla, bilginlerin onlara günâh söz söylemeyi ve haram yemeyi yasak etmeleri gerekmez miydi? Yaptıkları bu şeyler ne kötüdür.» Yüce Allah, insanların çoğunun neye koştuklarını bildiriyor. Yâ Muhammed, ehl-i kitabın çoğunun günah işlemeye, haram yemeğe ve haksızlığa koştuklarını görürsün. Onlar rüşvet alarak hakkı gizlerler ve haksızlığa hükmederler. Haram yerler, insanlar arasında haksızlık yaparlar. Böylece en büyük günâhı işlerler. Onların yaptıkları ne kötüdür. Bilginlerin ve âbidlerin onları günah işlemekten, haram yemekten vazgeçirmeleri gerekirdi. Halbuki onlar hiç aldırmamışlar ve onların yaptıklarına rıza göstermişlerdir. Onların haksızlıklarına, günah işlemelerine ve haram yemelerine rıza göstermek ne kötüdür. Eğer onlar Allah'ın rızasını düşünmüş olsalardı, haram yiyenlerin, günaha dalanların ve haksız yere hükmedenlerin yaptıklarına göz yummazlardı. Onları yaptıklarından alıkoyarlar, Allah'ın emirlerini tebliğ ederler ve yasaklarından da men ederlerdi. Allah'a kul olanlarla bilginler bu görevlerini yapmamışlardır. Onlar da, diğerlerinin işlemiş oldukları günaha ortak olmuşlardır. Allahü teâlâ bu âyet-i celilede ilmiyle amel etmeyen, iyiliği emredip, kötülükten alıkoymayan, nefislerinin arzularına uyan, ma'siyet ehliyle oturup-kalkan âlimlerin ve takva ehlinin yaptıklarının çok kötü olduğunu bildiriyor. Zira âlimler yeryüzünde peygamberlerin vârisidirler. İyiliği emredip, kötülüklerden alıkoymakla görevlidirler. Bu görevlerini yapmadıkları takdirde Allah katında mes'uldürler. Çünkü imanını kurtarmak veya hatalarını düzeltmek isteyenlerin âlimlerin nasihatlerine ihtiyaçları vardır. Onlar hakkı tebliğ etmekten kaçınırlar, insanların haksızlıklarına, kötülüklerine göz yumarlarsa, bu onların yaptıklarına rıza göstermektir. Kötülüklere rıza gösterenler de, onları yapmış gibi olurlar. Kötülükleri yapanlarla, onlara rıza gösterenler aynı cezaya uğrayacaklardır. Âlimlere her devirde büyük görevler düşmektedir. Görevlerini yapmayan âlimler, mes'uliyetten kurtulamazlar. |
﴾ 63 ﴿