|
64 «Yahudiler: "Allah'ın eli sıkıdır" dediler. Dediklerinden ötürü elleri bağlansın ve kendilerine lâ'net olsun. Aksine, Allah'ın nimet veren elleri açıktır. Dilediği gibi sarfeder. Yemin olsun ki, sana Rabbinden indirilen âyetler onların çoğunun azgınlığını ve inkârını artıracaktır.» Yüce Allah, Yahudilere bol rızık vermiştir. Onlar ise, üzerlerindeki nimetin çokluğunu görünce azmışlar, isyan etmişler ve Allah'ın nimetlerini inkâra kalkışmışlardır. Allahü teâlâ da, onların üzerindeki nimetlerini almış ve kendilerini geçim sıkıntısına düşürmüştür. Bolluktan darlığa düşen Yahudiler «Allah'ın eli sıkıdır» demişlerdi. Halbuki Allah'ın nimetlerine nankörlük yaptıklarından dolayı Yüce Allah nimetlerini almış, böylece onları geçim sıkıntısına düşürmüştü. Geçim derdine düşen Yahudiler Allahü teâlâ'yı cimrilikle vasıflandırmışlardı. Halbuki kendi hatalarından dolayı başlarına bu musibet gelmiştir. Yüce Allah, onların cehennemde şiddetli bir azaba uğrayacaklarını vaat etmiştir. Kâfirlerin görecekleri azapda şüphe olmadığı için Yüce Allah onların görecekleri azabı vuku' bulmuş gibi zikretmiştir. Onlar cimriliklerinden dolayı Allah'ın kendilerine ihsan ettiği nimetlerden kimseye tasaddukta bulunmamışlar ve hayır yapmaktan kaçınmışlardır. Bundan dolayı «Elleri bağlansın, lanet olsun onlara» Duyurulmuştur. Çünkü onlar verilen nimetlere nankörlük yaptıkları gibi, Allahü teâlâ'yı da cimrilikle vasıflandırmışlardı. Yüce Allah onlar için şöyle buyuruyor: «Yahudiler: «Allah'ın eli sıkıdır» dediler, dediklerinden ötürü elleri bağlansın, lanet olsun onlara.» Allahü teâlâ inkarcıları ve fâsıkları rahmetinden kovmuştur. Çünkü onlar Allah'ın âyetlerini yalanlamışlardır. Bu âyet-i celîlede, Allahü teâlâ'nın kendilerine verdiği nimetlerden başkalarına tasadduk etmeyenler zemmedilmişlerdir. Allah'ın kendilerine verdiği nimetlerden başkalarına tasaddukda bulunmak şükrün bir ifadesidir. Bunu yapanlar Allah'a karşı şükür borcunu ifa etmiş olurlar. Başkalarına tasaddukda bulunmayanlar ise verilen nimetlere karşı nankörlük etmiş olurlar. Yüce Allah onların fiillerine göre dünyada da, âhirette de mükâfat ve mücazatlarmı verir. Allahü teâlâ'nın bütün nimetleri kullan içindir. O'nun kudret hazinesi boldur, dilediğine dilediği kadar verir. O'nun hazinesinden hiçbir şey eksilmez. Nitekim Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)'den şöyle rivayet edilmiştir: «Allahü teâlâ buyuruyor ki: "Sizden geçmiş ve gelecek olanlar, cinler ve insanlar bir araya toplansalar, herbiri ayrı ayin arzularını benden isteseler ve hepsinin istediklerini versem, kud-Sret hazinemden bir iğne ucunun denizden aldığı su kadar bile eksilmez.” İğne ucuyla denizden su alınamayacağına göre, Allah'ın kudret hazinesinden de hiçbir şey eksilmez. Mü’min Allah'ın kendisine ver-)diği nimetlerden tasadduk etmeli, malım-mülküm azalır diye korkmamalıdır. Zira Allah'ın hazinesi geniştir, istediği kadar verir. Allah yolunda tasadduk ettiği sürece elindeki nimet eksilmez, aksine artar. Yüce Allah Hazret-i Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)'e Kur'an'ı inzal buyurunca, Yahudiler tıpkı Hazret-i İsa'yı ve ona gelen kitabı inkâr ettikleri gibi, Peygamberimizin peygamberliğini ve O'na gelen kitabı da inkâr etmişlerdi. Yüce Allah onlar için şöyle buyuruyor: «Yemin olsun ki, sana Rabbinden indirilen âyetler onların çoğunun azgınlığını ve inkârını artıracaktır.» Yahudilerin birçoğu Kur'an âyetlerini inkâr etmişler ve azgınlıklarını artırdıkça artırmışlardır. Allahü teâlâ yukarda geçen âyetin devamında şöyle buyuruyor: «Onların arasına kıyamete kadar sürecek düşmanlık ve kin saldık. Savaş ateşini ne zaman körükleseler Allah onu söndürür. Yeryüzünde hep bozgunculuğa koşarlar. Allah bozguncuları sevmez.» Yüce Allah onların arasına kıyamete kadar devam edecek düşmanlık ve kin salmıştır. Yahudileri ve Hıristiyanları birbirlerine düşman yapmış, mü’minler için kurdukları hileleri ve tuzakları daima kendi aleyhlerine çevirmiştir. Müslümanlara karşı savaşa teşebbüs ettikleri zaman Allah kalblerine korku salarak, onların gücünü kırmıştır. Onlar, mü’minlerle savaşmaktan daima korkmuşlardır. Fakat yine de yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan ve fesat çıkarmaktan geri durmamışlar, her fırsatta Müslümanlar arasına fitne ve bozgunculuk sokmuşlardır. Mü’minlerin çok uyanık olmalan ve onların fitnelerine kapılmamaları gerekir. Bunun için Yüce Allah mü’minlerin onlarla dostluk kurmalarını yasaklamıştır. Allahü teâlâ fesatçıları asla sevmez. |
﴾ 64 ﴿