77

«De ki: "Ey ehl-i kitap, haksız olarak dininizde taşkınlık etmeyin. Daha önce sapıtan, çoğunu saptıran ve doğru yoldan avaran bir milletin heveslerine uymayın.»

Yâ Muhammed, Yahudi ve Hıristiyanlara de ki; «Dininizde haksız olarak taşkınlık yapmayın.» Yahudiler ve Hıristiyanlar haksız olarak dinlerinde taşkınlık yapmışlardır. Yahudiler, Hazret-i İsa'yı yalanlayarak dalâlete ve sapıklığa düşmüşler, Allah'ın rahmetinden uzaklaşmışlardır. Hıristiyanlar da, Hazret-i İsa'ya ulûhiyet isnad ederek, ona tapmışlar, Allah'a eş koştukları için de rahmetinden uzaklaşmışlardır. Yüce Allah bunları yaptıklarından nehyederek şöyle buyurmuştur: «Ey Ehl-i kitap, sizden evvel gelip geçen reislerinize ve onların yalanlarına tâbi olmayın. Onlar nefislerinin arzusuna uyarak hakkı terk ettiler, hidayetten uzaklaştılar dalâlete düştüler. Kendileri sapıttığı gibi, halkın bir çoğunu da sapıttılar, doğru yoldan alıkoydular. Eğer onlara uyar, tâbi olursanız sizi de sapıtırlar.» Hak yoldan sapanlar, kendileri gibi başkalarını da daima saptırmaya çalışmışlardır.

İmâm-ı Mukatil'e göre, bu âyet âbid bir kimse hakkında nazil olmuştur. Şeytan o âbid kişiye gelir ve «Allahü teâlâ seni zamanımızdaki insanların en faziletlisi ve en üstünü yaptı. Sen, onlara helâli haram, haramı da helâl kıl. Böylece bir yol ihdas etmiş olasın. İnsanlar da, senin açtığın bu yeni yolu din olarak kabullensinler» der. O âbid kişi de hemen böyle bir yola başvurur ve Hakk'a muhalefet ederek, insanları etrafında toplar. Bir müddet sonra yaptığına pişman olur ve kendisine işkence etmek için bir zincir alır, boğazına takar ve kendisini asar. Hâinler ve haktan ayrılanlar daima yaptıklarına pişman olurlar. Böylece hem o âbid, hem de ona tâbi olanlar helak olurlar. Akıllı kimseler bu olaydan ibret alsınlar da hem kendileri açtıkları dalâlet yolundan kurtulsunlar, hem de kendilerine tâbi olanlar hidayete ersin. Hakiki mü’min, kendisi kurtulduğu gibi, başkalarının kurtulmasına da vesile olmalıdır.

77 ﴿