< style="margin:7pt; text-indent: 33pt; line-height: 19.0pt; " dir="ltr" align="justify"> 24

«De ki; Babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, durgunluğa uğramasından korktuğunuz alış verişler, hoşlandığınız meskenler sizin için Allah ile Peygamber'inden, Allah yolunda savaşmaktan daha değerli, daha sevimli ise, o halde Allah, emrini gönderinceye kadar bekleyin. Allah fâsıklar güruhunu hidâyete erdirmez.»

Ey iman edenler, babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, hanımlarınız, akrabalarınız, kazandığınız mallar, eksilmesinden korktuğunuz alış verişler, hoşlandığınız evleriniz, köşkleriniz, bağ ve bahçeleriniz sizin için Allah ile Peygamber'den ve Allah yolunda savaşmaktan daha değerli ise, Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin. Yani ölüm gelene kadar bekleyin ki, o zaman gözünüz açılır, Allah'a ve Resûl'üne muhalefet etmenin cezasını görürsünüz. Ey iman edenler, Allah'ın ve Peygamber'inin emirlerine itaat edin. Onların emirlerine muhalefet ederek âsi olmayın. Allah, isyan edenleri asla hidâyete erdirmez, ancak tevbe edip itaat edenleri hidâyete erdirir ve günahlarını bağışlar.

Bu âyet-i celile, mü’minlerin kâfir ve fâsık olan akrabalarıyla bütün ilgilerini kesmelerine delâlet etmektedir. Eğer bir şehirde küfür ve isyan çoğalır, mü’minler ona mani olamazlarsa, dinlerinin selâmeti için o beldeyi terk etmeleri gerekir. Bu âyet, Allah'ın rızasını kazanmak isteyenlerin, küfrün ve nifakın yaygın olduğu bir beldeyi terk etmelerine işaret etmektedir. Çünkü bunda Allah'ın ve Peygamber'inin rızası vardır. 'Yâ Muhammed, de ki: Babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretleriniz, kazandığınız mallar, durgunluğa uğramasından korktuğunuz alış verişler, hoşlandığınız meskenler sizin için Allah ile Peygamberinden, Allah yolunda savaşmaktan daha değerli, daha sevimli ise, o halde Allah, emrini gönderinceye kadar bekleyin. Allah fâsıklar güruhunu hidâyete erdirmez.»

24 ﴿