|
< style="margin:7pt; text-indent: 33pt; line-height: 19.0pt; " dir="ltr" align="justify">
28
«Ey iman edenler, müşrikler murdar insanlardır. Artık bu yıldan sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer fakirlikten korkarsanız bilin ki, Allah dilerse sizi bol nimetiyle zenginleştirir. Çünkü Allah gerçek bilicidir, tam hüküm ve hikmet sahibidir.» Bu âyet-i celile de, Hazret-i Ali (radıyallahü anh)'nin Mekkeli müşriklere okumuş olduğu âyetlerdendir. Yüce Allah müşriklerin necis olduğunu ve Mescid-i Haram'a yaklaştınlmamasrnı "bildiriyor. Ey iman edenler, müşrikler necistirler, murdardırlar, pistirler. Bundan sonra Mescid-i Haram'a girmesinler ve tavaf etmesinler. Böylece Allahü teâlâ iman etmeyenlerin necis olduğunu ve Allah'ın mescidlerine giremeyeceklerini bildiriyor. Necaset maddi ve mânevi olmak üzere ikiye ayrılır. Maddi necaset gözle görülen gazûrat ve benzeri pisliklerdir. Mânevi necaset ise gözle görülmeyen, fakat gerçekte pis olandır. Kâfirler her ne kadar maddeten temiz iseler de, manen pistirler. İnsanı manen temizleyen imandır. Onun içindir ki, Yüce Allah iman etmeyenlerin necis olduğunu bildiriyor ve şöyle buyuruyor: «Ey iman edenler, müşrikler murdar insanlardır. Artık bu yıldan sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar.» Mâlik ibn Enes «Kâfirlerin mescidlere, camilere girmesi caiz değildir. Çünkü onlar necistirler, nitekim cünüp olanların mescidlere girmelerinin caiz olmadığı gibi» demiştir. İmamı Şafiî (radıyallahü anh), kâfirlerin Mescid-i Haram'dan başka camilere girmesini caiz görmüştür. Çünkü âyetteki yasak sadece Mescid-i Haram'a mahsustur. İmam-ı A'zam’ın talebeleri de aynı görüştedirler. Zira Peygamberimizin zamanında gelen müşrik elçiler Mescid-i Nebevi'de kabul edilirlerdi. Bu olay, kâfirlerin Mescid-i Haram'dan başka mescidlere girebileceklerine delâlet etmektedir. Mescid-i Haram’ın ise ayrı bir hususiyeti vardır. Mescid-i Haram, Müslümanların kıblegâhıdır ve İslâm'ın beş şartından biri O'nunla kaimdir, yeryüzünde ilk yapılan mabeddir. Diğer mescidlenle ise bu özellikler yoktur. Allahü teâlâ müşrikleri Mescid-i Haram'a girmekten men edince, müşriklerin tacirleri Müslümanlara gözdağı vermek için «Biz bundan sonra Mekke'ye gelmeyeceğiz, bakalım size kim yiyecek-giyecek getirecektir» derler. Kafirlerin böyle söylemeleri Müslümanları kuşkulandırır. Yüce Allah onların gönüllerini ferahlandırmak için mezkûr âyeti inzal ederek, şöyle buyurur: -Eğer fakirlikten korkarsanız bilin ki, Allah dilerse sizi bol nimetiyle zenginleştirir. Çünkü Allah, gerçek bilicidir, tam hüküm ve hikmet sahibidir.» Bu müjdeden sonra Cidde halkı topluca İslâm'ı kabul ederler. Yemenliler, bu âyetin nüzulüne kadar, Mekke'ye karadan ve denizden yiyecek ve diğer ihtiyaç malları getiriyorlardı. Ayet nazil olduktan sonra Mekkelilerin bunlara ihtiyacı kalmamıştı. Zira Allahü teâlâ, alimdir, kullarının ihtiyacını bilir, hakimdir hükmüyle arzularını yerine getirir. |
﴾ 28 ﴿