35

«O günde ki, bunların üstü cehennem ateşinin içinde kızdırılacak da o kimselerin alınları, böğürleri ve sırtlan bunlarla dağlanacak, "İşte bu, nefisleriniz için toplayıp sakladıklarınızdır. Artık saklayıp biriktirdiğinizi tadın" denecektir.»

Allahü teâlâ kullarına emir ve yasaklarını bildirerek, emirlerine itaat edenlere mükafat, etmeyenlere de mücâzat vereceğini haber vermiştir. Yüce Allah kudretinin eseri olarak insanları fiziki yönden farklı yarattığı gibi, maddî yönden de farklı yaratmıştır. Dünyada’ınal biriktirip, fakirleri bundan mahrum edenler ve Allah'ın emrettiği zekâtı vermeyenler kınanmış ve elim bir azaba uğrayacakları bildirilmiştir. Biriktirdikleri altın, gümüş ve paraları kıyamet günü cehennem ateşinde kızdırılarak alınları, göğüsleri ve sırtları dağlanacak, yakılacaktır. İslam dini servete karşı değildir. Ancak zenginlere, fakirin hakkını vermeyi emretmiştir. Nefisleri için mal biriktirip de, fakirleri millî servetten mahrum edenler içindir bu ceza. Azab melekleri onlara «Bu sizin dünyada biriktirmiş olduğunuz mallarınızdır. Şimdi bunun azabını tadın. Dünyada bunlara kıyıp Allah'ın emrettiği zekâtı vermezdiniz» diyeceklerdir. Haram olarak kazanılan ve zekâtı verilmeyen mal, sahibi için ateştir, felâkettir. Meşru yoldan, kazanılan ve zekâtı verilen mal, sahibi için kurtuluş ve rahmettir.

İbn Mes'ûd (radıyallahü anh)'dan şöyle rivayet edilmiştir: Yemin olsun ki, Allah'dan başka ma'bûd yoktur. Kıyamet günü mallarıyla azab olunanların vücudları altın ve gümüşleri nisbetinde büyür, onlar yan-yana getirilerek vücudlarının her tarafına yapıştırılır, böylece azab edilir. Çünkü onlar dünyada altın ve gümüşlerinin çokluğundan hoşlanarak eksilir korkusuyla zekâtlarını vermezlerdi. Bundan dolayı o biriktirmiş olduklarının hepsiyle cezalandırılırlar. İdrak sahipleri bundan ibret alarak Allah'ın emirlerine itaat edip, yasaklarından sakınarak helâl yoldan mal kazanıp zekâtlarını vermelidirler. Böylece kendilerini cehennem azabından kurtarıp, Allah'ın rızasını kazanmış olurlar. Allah'ın rızasını kazanmak da ancak emirlerine itaat edip, yasaklarından sakınmakla olur.

35 ﴿