|
107 «Zarar vermek, inkâr etmek, mü’minlerin arasını ayırmak, Allah ve Peygamberine karşı savaşanlara daha önceden gözcülük yapmak için bir mescid kurup "Biz sadece iyilik yapmak istedik" diye yemin edenlerin yalancı olduklarına şüphesiz ki Allah şâhiddir.» Bu âyet-i celile Benî Avf kabilesi münafıklarından on yedi kişi hakkında nazil olmuştur. Bu zatlar, Müslümanlara zarar vermek, aralarına fitne sokup ikiye bölmek ve durumlarını yakından takip etmek için, Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)'in yaptırmış olduğu Kûbâ Mescidi'nin yakınına bir mescid yaptırmaya karar verirler. Nifak ve küfürlerini gizlemek için bu mescidi yaptırmaya Peygamber'den izin isterler ve -Bu mescid bize uzak, geceleri ve yağmurlu havalarda gelip namaz kılamıyoruz, geldiğimiz vakitlerde de cemaat, kaçırıyoruz. Eğer biz buraya bir mescid yaparsak özürlülerimiz ve Kûbâ mescidine gelemeyenler burada namazlarını kılarlar» derler. Peygamberimiz, onların bu isteğine olumlu cevap verir, cami yapmalarına müsaade eder. Münafıklar aslında bu camiyi daha önce kendisiyle anlaştıkları Ebû Âmir için yaptırıyorlardı. Ebû Âmir, Evs kabilesinden Hıristiyan, bir rahipdi. Müslümanlar için çok tehlikeli Diri idi. Daha önce Peygamberimize iki gün iman etmiş, tekrar mürted olup Şam'a gitmişti. Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ona «fâsık» lâkabım takmış ve rahip diyenlere «Siz ona rahip demeyin, fâsık deyin- buyurarak beddua etmiştir. Bu fâsık bilâhare çok perişan bir vaziyette kâfir olarak ölür. Münafıklar bütün plânlarını onun önderliğinde inşa ettikleri bu mescidde yürüteceklerdi. Üstelik Peygamberimize gelip «Biz bu mescidi iyilik olsun diye inşa ediyoruz' diyerek yemin etmişlerdi. Halbuki niyetleri, Ebû Âmir'i oraya imam tayin etmek ve Müslümanlara her türlü kötülüğü yapmaktı. Bunun için de yaptırmış oldukları mescide ‘ınescid-i Dırar» denmiştir. Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) Tebük seferinden dönüp Zi Evan mevkiinde konakladığı bir sırada münafıklar gelip yaptırdıkları Dırar mescidinde namaz kılmalarını isterler. Peygamberimiz bu davete icabete hazırlanırken yukardaki âyet nazil olur, Yüce Allah, Peygamberini bu mescidde namaz kılmaktan men eder. Allahü teâlâ onların nifaklarını, yalanlarını ve küfürlerini açığa çıkarır. Yüce Allah bunu şöyle beyan ediyor: 'Zarar vermek, inkâr etmek, mü’minlerin arasını ayırmak, Allah ve Peygamberine karşı savaşanlara daha önceden gözcülük yapmak için bir mescid kurup: "Biz sadece iyilik yapmak istedik" diye yemin edenlerin yalancı olduklarına şüphesiz ki Allah şâhiddir.» |
﴾ 107 ﴿