47

«"Rabbim, bilmediğim şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum dedi.»

Nuh (aleyhisselâm), bilmeyerek Allahü teâlâ'dan iman etmeyen oğlunun dilemişti. Yüce Allah «Ey Nûh, o katiyen senin oğlun değildir...... o halde bilmediğin, şeyi benden isteme- buyurarak onu ikaz etmişti. Hazret-i Nûh da hatasını anlayınca şöyle demişti; «Rabbim, bilmediğim şeyi senden istemekten sana sığınırım. Bundan sonra bilmediğim bir şeyi senden istemeyeceğim. Rabbim, eğer beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen ziyana uğrayanlardan olurum.»

Bu âyet-i celîle şuna da delâlet eder. Salih ameli olmayan kimseleri ebeveynlerinin ve kardeşlerinin kendisi için yapmış oldukları dua azabtan kurtarmaz. Babası ve kardeşleri peygamber bile olsalar bu böyledir. Akıllı kimse, başkasının Allah katında necat bulmasına sebeb olup, kendisi kimseye muhtaç olmayandır. Her akıl sahibinin bundan ibret alması gerekir.

47 ﴿