56

«Şüphesiz ki ben, benim de, sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvenip dayandım. Yürüyen hiçbir canlı yoktur ki, idare ve tasarrufunu O tutmasın. Benim Rabbim hakikaten doğru bir yol üzerindedir.»

Kavmi, Hûd (aleyhisselâm)'un davetini kabul etmeyerek 'Bir kısım ilâhlarımız seni çarpmış, aklını başından almış, sen delirmişsin. Aklını başına topla, bu dâvadan vazgeç, bizim nasihatimizi dinle» demişlerdir. Halbuki Hûd (aleyhisselâm) kavmini imana davet ediyor, onlar bunu kabul etmeyerek Hûd (aleyhisselâm)'u mecnunlukla itham ediyorlar. Hûd (aleyhisselâm), kavminin kendisini mecnunlukla itham etmesine aldırmayarak, onlara şöyle cevap vermiştir: «Ey kavmim, doğrusu ben Allah'a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Allah'a ortak koştuğunuz şeylerden uzak olduğuma, Allah'ı da, sizi de şahit tutuyorum. Siz, hepiniz bir olun ilâhlarınızı da alın, bana istediğiniz tuzağı kurun, alinizden geleni hemen yapın. Ben, benim de, sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvenip dayandım. O'ndan başkasına asla güvenmem. Çünkü her şeyi yoktan var eden ve besleyen O'dur. Hiçbir varlık O'nun izni olmadan hareket edemez. Var eden ve yok eden O'dur. O, hiç kimseye haksızlık etmez ve hiçbir şey de O'nun bilgisinden gizli kalmaz. O, her şeye kadirdir.» Sonra Hûd (aleyhisselâm) kavmine şöyle demiştir.

56 ﴿