|
18 «Yalancı bir kana bulamış olarak Yûsuf'un gömleğini de getirmişlerdi. Babalan: "Sizi nefsiniz korkunç bir iş yapmaya sürükledi. Artık bana güzelce sabır gerekir. Anlattıklarınıza ancak Allah'tan yardım istenir" dedi.» Yakub (aleyhisselâm)'un oğulları, «Yûsuf'u kurt yedi» bahanesiyle, gömleğini, kestikleri oğlağın kanına bulayıp babalarına getirirler. Yakub (aleyhisselâm), Yûsuf'un gömleğini görünce, onu kurdun yemediğini anlar ve «Sizi nefsiniz korkunç bir iş yapmaya sürükledi. Artık bana güzelce sabır gerekir. Anlattıklarınıza ancak Allah'tan yardım istenir» der. Yakub (aleyhisselâm), Yûsuf'una yanar, onu kurdun yemediğini ve oğullarının zulmüne uğradığını bilir, oğlunun ayrılık ateşine en güzel şekilde sabreder. Sahâbe-i kiram, Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)'den sabr-ı cemilin ne olduğunu sormuşlardır. O «Allah'tan gelen her şeye sabretmek, şikayette bulunmamaktır. Hakkında şikâyet edilen şey sabr-ı cemil olamaz- buyurmuştur. Bunun için Yakub (aleyhisselâm) «Bana sabr-ı cemir gerekir» demiştir. Yûsuf'un kuyuya atılışının üçüncü günü, Medyen'den Mısır'a gitmekte olan bir kervan kafilesi gelip kuyunun yakınında konaklar. Kervancıbaşı sucularını kuyuya su almaya gönderir. Sucu kuyunun başına gelir, her şeyden habersiz olan sucu, kovasını kuyuya sarkıtır. |
﴾ 18 ﴿