29

'Yûsuf, sen bu işten vazgeç. Ey kadın: "Sen de günahının bağışlanmasını dile. Çünkü suçlusun" dedi.'

Mısır Azizi, Yûsuf (aleyhisselâm)'un gömleğinin arkadan yırtıldığım görünce, karısının suçlu olduğunu anlar ve şöyle der: «Ey Züleyha, doğrusu bu sizin düzeninizdir. Çünkü sizin düzeniniz, hileniz ve yalanlarınız büyüktür. Siz herkesi tuzağınıza düşürebilirsiniz.» Mısır Azizi, Yûsuf (aleyhisselâm)'un bunu herkese söyleyeceğinden ve etrafa yayılacağından korkar ve Yûsuf (aleyhisselâm)'a hitaben: 'Ey Yûsuf, sen bu işi kapat, kimseye söyleme, aramızda kalsın, başkaları duymasın, senin suçsuz olduğunu biliyorum» der. Tekrar karışma hitaben -Ey kadm, suçlusun, üstelik bu çocuğa da iftira ettin. Bundan dolayı günahının bağışlanmasını dile» der.- Durumu gören Aziz, karısının suçlu, Yûsuf (aleyhisselâm)'un ise suçsuz olduğunu anlar, bundan dolayı Yûsuf (aleyhisselâm)'dan bir nevi özür dileyerek işin gizli tutulmasını ister, karısını da ağır şekilde azarlar.'

İlim ehlinden bir kısmı şöyle demişlerdir: «Allahü teâlâ Kur'ân-ı Kerim'de şeytanın hilesini zayıf, kadınların hilesini ise büyük olarak zikretmiştir. Bunun hikmeti nedir? Bunun sebebi, şeytan insanları vesvese ve hayâl ile, kadınlar ise yüzyüze gelerek şaşırtır. Bundan dolayı kadınların hilesi büyük, şeytanın hilesi zayıf olarak zikredilmiştir. Gerçekten de öyle, insanın gördüğüne karşı sevgisi, muhabbeti, meyli başka olur, görmediğine karşı başka olur.

Züleyha'nın, Yûsuf (aleyhisselâm)'u sevdiği, şehirde yayılır, kadınlar Arasında günün konusu olur. Mâliye nazırının karısının bir köleyi sevmesini ona yakıştıramazlar, hakkında dedikodu yaparlar.

29 ﴿