31

«Kadınların kendisini yermesini işitince, onları davet etti. Onlar için yaslanacakları bir yer (bir de sofra) hazırladı, onlardan her birine birer de bıçak verdi. Yûsuf'a "Yanlarına çık" dedi. Kadınlar Yûsuf'u görünce şaşırıp ellerini kestiler ve "Allah'ı tenzih ederiz ama, bu insan değil ancak yüce bir melektir" dediler.»

Züleyha, bir kısım kadınların kendisini ayıplamasını işitince, Yûsuf (aleyhisselâm)'a neden gönül verdiğini açıklamak için kendisini ayıplayan kadınları, bir gün evine davet eder. Onlar için özel bir yer ve bir de sofra hazırlar. Çünkü davetliler şehrin ileri gelen ailelerinin kadınları idi. Meyve soymak için ellerine birer de bıçak verir. Onlar sofrada meşgul iken Züleyha’nın isteği üzerine Yûsuf (aleyhisselâm) onların huzuruna gelir. Kadınlar Hazret-i Yûsuf'u görünce hayrete düşerler, güzelliği karşısında mest olurlar ve kendilerinden geçerler. O sarhoşluk anında ellerini lime lime keserler, hiçbiri elinin kesildiğinin farkında olmaz. Ancak kendilerine geldikten sonra ellerini kestiklerini anlarlar ve «Allah'ı tenzih ederiz, bu insan değil, olsa olsa yüce bir melek olur, melekten başkası bu kadar güzel olamaz- derler.

Soru: O kadınlar melek görmedikleri halde Yûsuf (aleyhisselâm)'u neden meleğe benzetmişlerdir?

Cevap: Halk arasında güzel insanları meleğe benzetmek âdettir. Bu bakımdan o kadınlar Yûsuf (aleyhisselâm)'un güzelliğini ve nurunu görünce onu meleğe benzetmişlerdir. Zira kadınlar bugüne kadar öyle güzel yüzlü birisini görmemişlerdi. Böyle güzel yüzlü bir varlık olsa olsa ancak melek olur demişlerdir. Kadınların aklı başına gelince Züleyha, onlara «İşte sözünü edip beni ayıpladığınız budur» der.

31 ﴿