|
56 «O da dedi ki: 'Hayır, Rabbiniz, göklerin ve yerin Rabbidir ki, bunları O yaratmıştır. Ve ben buna şahitlik edenlerdenim'.» Allahü teâlâ, İbrahim (aleyhisselâm)'e daha küçük yaşta iken risaleti ve hidayeti vermiştir. İbrahim (aleyhisselâm), mağaradan çıkınca annesinin ve babasının putlara taptığını görür, onlara mani olmaya çalışır, fakat babası putlara tapmaktan vazgeçeceği yerde oğluna kızar ve «sen bizi atalarımızın dininden vazgeçirmek mi istiyorsun?» der. Bulunduğu mağaradan dışarı çıktığı zaman, her ne kadar yaşı küçükse de, ruhen çok olgunlaşmıştı. Annesi de putperest olmasına rağmen, İbrahim (aleyhisselâm) bir defa olsun puta tapmamış ve hep onlara karşı çıkmıştır. Yüce Allah bunu şöyle beyan ediyor: «Yemin olsun ki, daha önce İbrahim'e de rüşdü verdik. Ve biz onun nübüvvete ve hidayete lâyık olduğunu biliyorduk. Hani o, babasına ve kavmine demişti ki: "Bu tapınıp durduğunuz heykeller de nedir?' Onlar da 'babalarımızı bunlara tapar bulduk' demişlerdi. O da 'and olsun ki, sizler de, babalarınız da apaçık bir sapıklık içerisindesiniz' dedi. Onlar 'sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa şaka mı ediyorsun?' dediler.» İbrahim (aleyhisselâm) kavmine taptıklarının tanrı olmadığını bildirince, onlar da tanrılarının kim olduğunu sorarlar. Hazret-i İbrahim onlara şu cevabı verir: «Hayır, sizin taptıklarınız tanrı değildir. Sizin Rabbiniz göklerin ve yerin Rabbidir ki, onları O yaratmıştır. Ben de yerleri ve gökleri O'nun yarattığına şahidim. İbadete lâyık ancak O'dur, ibadete lâyık O'ndan başka ma'bud yoktur.» Kavmi Hazret-i İbrahim'den bu gerçekleri duymalarına rağmen, yine de puta tapmakta ısrar ederler. O da, putlarına bir hile yapacağına dair yemin eder. |
﴾ 56 ﴿