|
80 «Biz ona, sizi savaşta korumak için zırh yapma sanatını da öğrettik. Artık şükreder misiniz?» Yüce Allah, Dâvud (aleyhisselâm)'a demirden zırh yapmasını öğretmiştir. O, demirden zırh yapıp satarak geçimini temin ederdi. Rivayete göre bir gün Dâvud (aleyhisselâm) tebdil-i kıyafet yaparak kavminin kendi hakkındaki düşüncelerini öğrenmek ister. Karşısına insan şeklinde Cebrail çıkar, onu tanıyamaz ve memleketi hakkında bilgi ister. Cebrail, Dâvud (aleyhisselâm)'un çok iyi biri olduğunu ve memleketi güzel bir şekilde idare ettiğini, ancak bir hatası olduğunu söyler. Dâvud (aleyhisselâm) o hatanın ne olduğunu sorar. Cebrail «duyduğuma göre o beytül-maldan yermiş, bir insanın kendi alın teriyle kazandığını yemesinden daha efdal bir şey yoktur» der. Bunun üzerine Dâvud (aleyhisselâm) hemen geri döner, kendi alın teriyle kazancını temin edecek bir geçim ihsan etmesini Rabbinden ister. Allahü teâlâ da ona elinde demiri hamur gibi yapacak bir kudret verir. Bundan sonra Dâvud (aleyhisselâm) demirden zırh yapıp satarak hem geçimini temin eder, hem de o zırhları savaşta kullanır. Bundan sonra devlet hazinesinden bir şey almaz. Böylece o demircilerin piri olur. Yüce Allah bunu şöyle beyan ediyor: «Biz ona, sizi savaşta korumak için zırh yapma sanatını da öğrettik. Artık (Allah'ın verdiklerine) şükreder misiniz?.» Her nimet şükrü gerektirir, Allah'ın vermiş olduğu her şey kulları için bir nimettir. Nimet olduğuna göre ona şükür gerekir. |
﴾ 80 ﴿