84

«Biz de onun duasını kabul etmiş ve uğradığı sıkıntıyı kaldırmıştık. Katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatıra olmak üzere ona hem ailesini hem de bir mislini vermiştik.»

«Biz de onun duasını kabul etmiş ve uğradığı sıkıntıyı kaldırmıştık. Katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatıra olmak' üzere ona hem ailesini hem de bir mislini vermiştik.» O mübarek zat bunca musibetlere ve üzüntülere rağmen halinden bir defa bile şikâyetçi olmamış, insan gücünün üstünde bir sabır ve metanet göstermiştir. Onun göstermiş olduğu sabır örneği dillere destan, inananlara ise bir rehber olmuştur. Hastalığı ve üzüntüsü son haddine geldiği, dilinden başka sağlam yer kalmadığı anda ayağını yere vurması emredilir. Bu emir gereği Eyyûb (aleyhisselâm) ayağını yere vurur, aynı yerden bir su çıkar. O su ile yıkanır, vücudundaki bütün yaralar bereler gider, şifa bulur. Sonra ayağını başka bir yere vurması emredilir, ordan da tatlı bir su çıkar, o suyu da içer, içindeki bütün hastalıklar gider. Sapasağlam olur, hiçbir şeyi kalmaz, eskisinden daha iyi olur. Ölen çocukları üâhî kudretin eseri olarak dirilir, bir o kadar daha olur. Serveti artar eskisinin iki katı olur. Hâlik-ı Mutlak bunu şöyle beyan ediyor: «Katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatıra olmak üzere ona hem ailesini ve hem de bir mislini vermiştik.»

Rivayete göre Allahü teâlâ, Eyyûb (aleyhisselâm)'a bir melek gönderir. Melek «Ya Eyyûb, musibetlere ve üzüntülere sabrettiğinden dolayı Allahü teâlâ'nın sana selâmı var, harman yerine çıkmanı buyurdu» der. O da, harman yerine çıkar, Yüce Halik oraya altından çekirge yağdırır. Çekirgelerin bir tanesi harman yerinden uçup gider. Eyyûb (aleyhisselâm) da onu kovalar ve yakalayıp harman yerine getirir. Melek «bunlar sana yetmiyor mu da kaçan bir çekirgeyi yakalayıp buraya getirdin?» der. Eyyûb (aleyhisselâm), «Yüce Allah bunları bana gönderdi, O'nun gönderdiklerini muhafaza etmeyeyim mi?» cevabını verir.

Bazı tefsircilere göre, Allahü teâlâ, Eyyûb (aleyhisselâm)'un ölen çocuklarını diriltmemiş fakat onların iki katını vermiştir. İkrime (radıyallahü anh)'nin rivayetine göre ise, Eyyûb (aleyhisselâm)'a şöyle denmiştir: “Ya Eyyûb, şayet dilersen ölen çocuklarını diriltip sana verelim. Veya onları âhirette sana verelim. Buna mukabil dünyada onların iki mislini sana verelim.» Bunun üzerine Eyyûb (aleyhisselâm) ölen çocuklarının âhirette, iki mislinin dünyada verilmesini niyaz eder. Yüce Halik da mükâfat olarak ona her şeyin iki mislini verir. Bu, Allahü teâlâ'ya kulluk edip emrine boyun eğenlere bir rahmeti ve lütfudur. Bunda ibret alınması gereken birçok vaaz ve nasihat vardır. İbret alanlara ne mutlu.

84 ﴿