90

«Biz de ona icabet ederek Yahya'yı lütfetmiş, eşini doğum yapacak hale getirmiştik. Doğrusu onlar hayırlı şeylerde yarışıyorlar, korkarak ve umarak bize yalvarıyorlardı. Bize karşı gönülden saygı duyuyorlardı.»

Zekeriya (aleyhisselâm), Süleyman (aleyhisselâm)'in soyundandı. İlim ve hikmet sahibiydi. Beyt-i Mukaddes'in de reisiydi. Yaşlanmıştı, yerine geçecek bir çocuğu yoktu. Rabbine niyaz edip «Rabbim, beni tek başıma bırakma. Çünkü sen vârislerin en hayırlısısın» diye dua etmişti. Allahü teâlâ bunu sevgili peygamberine şöyle beyan ediyor: «Ya Muhammed, Zekeriya'yı da an ve onun haberini de ümmetine bildir. O, Rabbine niyaz edip 'Rabbim, beni tek başıma bırakma. Bana ihsan buyurduğun ilim ve hikmete vâris olacak erkek bir evlât ver. Zira sen vârislerin en hayırlısısın. Her şeye vâris sensin. Senden başkası fâni, yalnız sen bakisin'.» diye niyazda bulunmuştur. Yüce Allah da onun duasını kabul edip hanımının yaşlandığı bir sırada Yahya (aleyhisselâm)'yı ihsan etmiştir. Zekeriya (aleyhisselâm), hanımının çocuk yapmasından ümidini kesmişti. Çünkü hanımı yaşlanmış, saçı ağarmış, beli kamburlaşmıştı. Her şeye kadir olan Hâlik-i Mutlak onu doğum yapacak hale getirmişti. «Biz de ona icabet ederek Yahya'yı lütfetmiş, eşini doğum yapacak hale getirmiştik. Doğrusu onlar hayırlı şeylerde yarışıyorlar, korkarak ve umarak bize yalvarıyorlardı. Onlar bize karşı gönülden saygı duyuyorlardı.»

90 ﴿