55

«Allah'ı bırakıp kendilerine fayda ve zarar vermeyen şeylere kulluk edenler. Kâfir, Rabbinin aleyhine yardımcıdır.»

Suyu acı ve tatlı iki deryanın yanyana akmasını, birbirlerine karışmadan, cereyan etmesini sağlayan O'dur. Tatlı su ile tuzlu suyun birbirinden ayrılmaması için Allah aralarına bilinmeyen bir engel koymuştur. Aynı dağın altından çıkan suyun birisi tatlı, birisi tuzlu, birisi de sıcak veya daha başka bir özelliğe sahiptir. Bu ince takdir ölçüsü sayesinde bunlar birbirine karışmazlar ve her birinin tadı, lezzeti ayrı ayrıdır. Bütün bunlar Allah'ın kudretinin eseridir. Hem bu kadar nehirlerin, yağmurların akıp toplandığı denizler bunca zamandır dolup boşaldıkları halde taşmazlar. Neden bunlar dolup taşmazlar? Bütün bunların bir hikmeti olsa gerektir. Yüce Halik bunu şöyle beyan ediyor: «O'dur birinin suyu tatlı ve serinletici, diğerininki tuzlu ve acı olan iki deryayı salıverip de aralarına karışmalarını önleyen bir sınır koyan. Bu düzeni, bu plânı ve bu uygunluğu sağlayan ilâhi kudrettir. İşte O kudrettir insanı sudan yaratıp ona soy sop veren. İnsanın aslı bu sudur. Erkek olsun dişi olsun, ona soy sop bu sudan verilir. Hiç şüphesiz, bu sudan meydana gelen insan hayatı, gökten inen sudan meydana gelen bitkilerin hayatından çok daha farklıdır.

İnsan suyunun bir damlasında gizli bulunan yüzbinlerce canlı hücreden birisi ana rahmindeki yumurtacıkta birleşmekle, kâinatın en üstün yaratığı olan insan meydana geliyor. Bir hücreden böyle mükemmel bir varlığın vücuda gelmesi Allah'ın kudretinin eseri değil de, nedir? Elbette bu Allah'ın kudretinin eseridir. Çünkü O, her şeye kadirdir. Hâlik-ı Mutlak bunu şöyle beyan ediyor: «O'dur insanı sudan yaratarak, ona soy sop veren. Ve Rabbin her şeye kadirdir.» Buna rağmen kâfirler Allah'a eş koşarak kendilerine zarardan başka bir faydası dokunmayan putlara taparlar. Verdiği nimetlere şükretmezlerken, dinini yalanlayıp O'na savaş açarlar. Yüce Allah bunu şöyle beyan ediyor: «Allah'ı bırakıp kendilerine fayda ve zarar vermeyen şeylere kulluk ederler. Kâfir, Rabbinin aleyhine yardımcıdır.» Kâfir ve fâsıkların Allah'a savaş açması, dinine karşı çıkmaları ve emirlerini tanımamalarıdır. Yoksa hiçbir varlık Allah'a savaş açamaz. Çünkü her şey O'nun yed-i kudretindedir. Bu ifade onların amellerinin çirkinliğini ve uğrayacakları azabın şiddetini ortaya koyar. Kâfirler, inkârlarının ve küfürlerinin cezasını göreceklerdir.

55 ﴿