36

«De ki: Şüphesiz Rabbim, kimi dilerse onun rızkını genişletir, ve bir ölçüye göre verir. Fakat insanların çoğu bilmezler.»

Allahü teâlâ, emir ve yasaklarını bildirmek için her kasaba halkına peygamberler göndermiştir. O kasabaların halkının zenginleri ve ileri gelenleri peygamberlerini yalanlayarak «biz, sizin bize tebliğ ettiğiniz şeyleri tanımıyoruz ve onlara inanmıyoruz» demişlerdir. Onlar varlıklarına ve çokluklarına güvenerek peygamberleri ve ahiret gününü yalanlamışlar ve «biz, malları ve çocukları en çok olanlarız, azaba uğratılacak da değiliz» demişler ve şımarıklık yaparak azmışlardır. Allahü teâlâ da varlıklarına ve çokluklarına güvenip yeryüzünde azgınlık yaparak şımaranlari helak etmiştir. Malları ve çocukları onları Allah'ın azabından asla kurtaramamıştır. Çünkü mal da mülk de Allah'ındır. Allah kullarından dilediğinn rızkını genişletir ve bir ölçüye göre verir. Dilediğinin rızkını da daraltır. Bunu kimse değiştiremez. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler. Onlar malı da, mülkü de kendilerinin kazandığını zannederler. Bundan dolayı asıl sahibini unuturlar. Fakirleri hakir görürler, mallarının, mülklerinin ve mevkilerinin kendilerini her şeyden kurtaracağını zannederler. Halbuki Allah katındaki üstünlük takva iledir, mal, mevki ve makam ile değildir.

36 ﴿